3 Haziran 2010 Perşembe
HASAN ÖĞRETMEN ( 1. Bölüm )
Ortasında tek tük ağaçların olduğu sararmış tarlaların arasından, kıvrım kıvrım uzayıp giden toprak köy yolunda çukurlara girip çıktıkça, tahta tekerlekleri takur tukur sesler çıkararak ilerliyordu at arabası. Yazın bu son günlerinde güneş tepede olabildiğince yakıcı parlıyordu. Arabayı çeken yorgun at, boynuna takılı saman torbasını arada bir savurtturarak homurdana homurdana yemini yiyordu, bezgince ilerlerken. Hasan, at arabasının arkasına oturup bacaklarını aşağı sarkıtmış, saman balyalarına sırtını dayamış, koltuğunun altında küçük tahta bavulu, kendi memleketine hiç benzemeyen bu çorak manzarayı seyre dalmıştı. İlk göreve başlamanın heyacanıyla biraz tedirgindi. Daha on yaşında yatılı öğretmen okulunda okumak için ayrılmıştı köyünden. Okulunu bitirip de bu Orta Anadolu köyüne tayini çıkana kadar da kendi memleketi ve okulu dışında hiçbir yer görmemişti.
Oğul sen okuyacaksın demişti yaşlı anacığı. Kurtar kendini. Sekiz çocuğunun en küçüğü tekne kazıntısı oğlunun kıymeti ve sevgisi başkaydı kadının gözünde. Şalvarının cebinden çıkardığı birkaç kuruş bozukluğu sıkıştırmıştı avucuna yol parası etsin diye. O kadar. Sadece yol parası ve elindeki küçük torbada üç beş çamaşırı, düşmüştü yollara Hasan küçücük yaşında…
Anacığı, oğlunu nasıl gururla yolcu etmişse okuması için, aynı gururla karşıladı okulunu bitirip döndüğünde. Daha hasretine doyamadan da bilmediği bir memlekete, yeni hayatına doğru yolcu ediyordu, arkasından bakraçla su dökerek…
***
Ortasında tek bir ağacın olduğu koskoca çıplak araziye takıldı gözü hayretle. Şimdiden özlemle burnunda tütüyordu yemyeşil ormanlarla kaplı memleketi. Anacığının, ayrılırken gözlerinden ayıramadığı gözleri ve göz pınarlarında parıldayan akıtamadığı yaşları düştü aklına. İçi titredi... Ağlamak istedi. Koca adamdı artık, olmazdı. Yutkundu… Omuzlarını kaldırdı daha bir dik, vakurla yaslandı saman balyalarına…
Üstünde ağabeylerinin verdiği parayla aldığı takım elbisesi ve başında sekiz köşeli kasketi vardı… Denemek için bu yeni ve ilk takım elbisesini giydiğinde, kırık, sırları dökülmüş, kim bilir ne zamandan beri aynı yerde asılı duran aynadaki görüntüsünü pek yakışıklı bulmuştu anacığı…
Kasketini çıkarıp alnında biriken teri sildi cebinden çıkardığı kumaş mendiliyle ve tekrar özenle katlayıp cebine yerleştirdi. Kasketini elinde evirdi çevirdi, elinin tersiyle tozunu çırptı, tahta bavulunun üstüne koydu. İyice sıcak bastırınca ceketini de çıkardı istemeye istemeye. Ceketiyle girmek isterdi köye. Resmi, önemli bir hava veriyordu ne de olsa… Onu da tersini çevirerek katladı, kasketin yanına koydu.
“Geldik köye öğretmen oğlum” dedi güneşten kavrulmuş yüzü derin çizgilerle dolu at arabasının sürücüsü yaşlı adam, eliyle ilerde tek tük görünmeye başlayan kerpiç evleri göstererek…
DEVAMI VAR
nurten y tartaç
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
32 yorum:
Devamını bekliyorum sabırsızlıkla Çınar Ablacım :)
Tanıdık bir hikaye başlamış, çok tanıdık...
Devamını merakla bekliyorum.
Merhaba,
Nede güzel yazıyorsun.Devamını merakla bekliyorum bende.Yeniden tanımak ve tanışmak için hasan öğretmenle.
Sevgiler*
Çok güzel bir öykü başlatmışsın yine Çınarcığım...
Buram buram Anadolu kokuyor güzel satırların..
Bekliyorum devamını...
Sevgiyle...
heyecanlı bir girişin ardından heyecanlı olaylara gebe bu öyküyü merakla bekliyorum :)
Sevgili Çınar Ablacığım,
Yine güzel bir öykü başlangıcı,diğer
bölümleri merakla bekliyoruz.
Sevgiler
Çınar hanım, yazının akıcı gidişinden yine güzel bir öykü izleyeceğiz.Hasan Öğretmen'in çok yakın bir akraba ve köy enstitüsü öğretemeni çıkabileceğini tahmin etsem, çok mu acele etmiş olurum?
Sevgilerimle..
Sittirella'm; teşekkürler canım:)
Sevgiler
Ramazan Bey;sizin yaşam öykünüze çok benzediğini biliyorum. Sadece 20-25 yaş daha büyük sizden Hasan Öğretmen.
Teşekkürler
HADİYE'm; sen onu zaten çok iyi tanıyordun. Bir de benden dinle :)
Sevgiler
Zeugma'm; teşekkür ederim canım
Sevgiler
NiLaY'ım; teşekkürler canım:)
Sevgiler
MELİS'm; teşekkürler canım
Sevgiler
JİVAGO; teşekkürler ve tüm sorularınıza evet:))
Sevgiler
Yaşamın her alanından seçtiğim yazıları, yazarlarının izniyle "Bloglardan Seçmeler" adlı sitemde yayınlıyorum. İzniniz olursa sizin çalışmalarınızdan seçtiklerimi de, kaynak göstererek yayınlamak istiyorum. İyi günler dileğiyle. Sabahattin Gencal
Devamını bekliyorum...
Sabahattin Gencal; Tabi ki olabilir, teşekkürler.
İyi akşamlar
aysema'm; teşekkürler canım
Sevgiler
Yine bir hikayeye başlıyoruz...Esas bundan sonra herhalde.Sayfayı çevirip güzel anlatımına kulak vereceğim inşaallah.sevgilerimle.
İzniniz üzerine bir çalışmanız "Bloglardan Seçmeler"de yayınlandı. İyi günler dileğiyle.
sufi'm; :)esas bundan sonra ama biraz geç olacak sanırım. Gözüm enfekte oldu pc başında fazla kalamıyorum.
Sevgiler
Sabahattin Bey; okudum blogunuzu çok teşekkürler.
İyi bir hafta sonu dileklerimle
Samimi,sıcacık..Merakla bekliyorum ben de.Sevgilerimle.
Aynı duygu frekansında olduğumuzu biliyordum.. hatta hep aynı kulvarlarda rastladık birbirimize sevgili çınar.. aynı hikayeler dolandı dilimize.. Göze ihtiyaç duymadan gönlün sevmesi bu yüzden.. Bu yüzden seni seviyorum... bu yüzden yazdıklarını sanki aynı yastığa sırtımızı dayayıp müşterek yazmışız gibi aşina okumaktayım..
İlgi duyulan sürükleyici uslubuna hayranım..
Ben şiirilerime yapılan yorumlara mümkün olduğu kadar cevap vermemeyi yeğliyorum.. şiirin armonisini değiştirdiğimi düşünüyorum.. O nedenle o güzel yorumuna burada cevap vermek istedim..
Demişsin ki "iz bırakmalı be hocam!" .. çok doğru.. çok haklısın.. Ama ben sadece satıhta olanlarda(!) izim kalmasın demiştim!!!
hasret senfonileri; ne güzel sözler bunlar, beni ne kadar mutlu ediyor sizin tarafınızdan sevilmek sizi sevmek anlatamam.
Çok güzel bir şiirdi ve çok haklısınız iz bırakmalı öylesi bir sevda ama derin iz bırakmalı. Satıhta kalmamalı.
Saygı ve sevgiler
çınarcığım devamını sabırsızlıkla bekliyorum canım kalemine kuvvet sevgiler..
bilge'm; sen yorumunu yazarken ben devamını yayınlıyordum, tesadüfen:)
Sevgiler
Yine Çınar lisanı ve Çınar kokuyor. Okuyorum.. Yorum yazacağım...
Ali kardeşim; teşekkürler
Sevgiler
Çınar hanım, Sabahattin beyin "Seçmeler Blogunda" bu postunuz yayınlanmış. Belki heberiniz yoktur diye haber vermek istedim.
Dostlukla..
"J"
'J' siz misiniz sevgili Jivago. Haberim yoktu hemen bakıyorum. Teşekkürler
Yorum Gönder