5 Aralık 2010 Pazar

BİR ANI - BİR MİM

Sevgili  blog arkadaşlarım   YAŞAMIN KIYISINDA    ve     HÜSEYİN USTA  mimlemişler beni.  Zevkle cevaplıyorum, teşekkürler.

"sizden anılarınızla,anılarınızın değeriyle ve onları yüklediğiniz eşyalarla ilgili bir yazı yazmanızı istiyorum"


 Kurgulayarak öyküleştirdiğim ya da değiştirmeden, olduğu gibi yazdığım anılarımı  blogumda  okuyorsunuzdur zaman zaman.

Anılarım;  yaşanmışlıklarım yani geçmişim.   Her birisi ayrı değere sahip hayatımda. Hatırladıkça,  ister üzüntü ister mutluluk versinler,  üst üste birikip beni ben yaptıkları için önemli anılarım.

Yaşattıklarıyla, bazen benden birşeyler götürürken,  kişiliğimi, hayata karşı duruşumu oluşturdukları için değerli tüm anılarım.

En iyisi;     bizim için çok önemli olan, ondan sonraki hiçbir arabamızın onun yerini dolduramadığı ilk arabamız - hörby-  ile bir iki anımızı anlatayım. (arabayı eşya kabul edebiliriz di mi?:)

Daha çocuklarımız küçücüktü Alper bebekti hatta,  eski model Kırmızı Opel Ascona marka arabamızı aldığımızda. Yıllarca kullandık.  Öyle ki artık her yeri dökülüyordu ama sevgiyle bağlıydık tıpkı aileden biri gibi. "Hadi kızım derdik" bindiğimizde "uçur bizi"  Türkiye'nin hemen her yerini gezdik onunla bizi hiç yolda bırakmadı.

Çok ta hız yapardı.  Bir yolculuğumuzda;   mersedes bir arabanın sürücüsü,  onu geçiyor olmamızı onuruna yedirememişti de yarışa tutuşmuştu bizimle.  E serde gençlik var, biz de altta kalır mıyız,  bastık gaza. Sonunda bir benzincide yakaladı bizi mersedesin sürücüsü.  Sağını solunu döne döne inceledi arabamızın.  Bir haline baktı bir yaptığı hıza,  sonunda dayanamadı geldi yanımıza, bu arabayla nasıl bu hıza ulaşabildiğimize hayret etiğini söyledi.

Engebeli dağ yollarına, çamurlu toprak yollara sürdük gıkını çıkarmadı.

Bir keresinde de; uzun bir yolculuktan dönerken homurdanmaya başladı bizim hörby.  Hava kararmış çocuklar küçük,  yolda kalsak ne yaparız iki  çocukla diye panik içindeyim. "hadi kızım yapma bunu,  bırakma bize bu ıssız yerlerde" diye yalvardım yol boyunca :))  Saatlerce ıhlaya tıslaya geldi ve evimize 50 metre kala stop etti  ama sonunda bizi evimize getirmişti.  

Yıllar sonra sattığımızda çocukların,  evden aileden biri ayrılmış gibi gözyaşı döktüklerini hatırlıyorum. Ve hiçbir arabamız onun yerini alamadı.

12 yorum:

Dalgaları Aşmak dedi ki...

Hörby :))

aysema dedi ki...

İlk araba önemli. Bizimki de yeşil renoydu. Çok sevmiştik ve aynen sizin gibi çok dolaşmıştık onunla...

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Teşekkürler arkadaşım,
Eski her zaman sağlamdır di mi:))

bilge dedi ki...

ilk göz ağrıları unutulmaz..anılarımızın her zaman güzel olması dileğiyle..sevgiler..

JİVAGO dedi ki...

Emek ile alınan ilk arabalarımız, diğer eşyalarımız hiç unutulmaz ve onların verdikleri haz gerçekten bir başkadır sevgili Çınar . Bununla ilgili ne çok anılarımız var. İyi pazarlar dilerim. Sevgilerimle..

Çınar dedi ki...

Dalgaları Aşmak:))) bir film izlemiştik gençliğimizde. Sonra tv de de gösterildi. Duyguları olan Hörby isimli bir otomobil ve sahibi arasında gelişen olayları anlatıyordu. Biz de arabamıza onudan esinlenerek bu ismi vermiştik:)))

Sevgiler

Çınar dedi ki...

aysema; evet aile için özel bir yeri oluyor ilk arabanın:)

Sevgiler

Çınar dedi ki...

Nur'cum; Tabiii eski her zaman sağlamdır :))

Sevgiler

Çınar dedi ki...

bilge'm; amin canım, anılarımız hep güzel olsun.

Sevgiler

Çınar dedi ki...

JİVAGO; işin aslı bu. Emeğimizle, alnımızın teriyle ve bir yuva kurup hayatı yeni tanımaya başlamışken, zor elde ettiklerimizin verdiği haz bir başkaydı.

Sevgiler, İyi pazarlar

sünter dedi ki...

Bak iste görüyormusun?
Sen simdi buraya "hic bir arabamiz onun yerini alamadi"
dermisin, kizdirdin ötekini o da evden kacti:))

Öpüyorum canim.

Çınar dedi ki...

sünter'im; aynısını düşündüm ben de. Tesadüfe bakar mısın, tam bu yazının ertesinde araba çalındı:) :(

Öptüm canım