19 Ağustos 2019 Pazartesi

🦋

Bir güne mi sığdırmalı hayatı
Kelebek gibi
Bir günlük mutluluğun peşinden mi sürüklemeli
 koca bir ömrü...

           nurten y tartaç
        (17 Ağustos 2019)

3 Ağustos 2019 Cumartesi

ZİHNİ SİNİR DÜŞÜNCELER SAATİ

Zihni Sinir düşünceler saati 😜

( Gençler bilmez, eskiden Gırgır Dergisi'nde karikatürist İrfan Sayar karikatürler çizerdi Zihni Sinir Projeler diye. )

***

Bizim evde gündüz uslu sakin oturulur da gece saat iki-üç olduğunda bir hareketliliktir başlar.
Uyku tutmayıp, yastık yorgan boğuşmasından yorgun düşen kendini mutfağa atar. ( Bir yazımda bahsetmiştim sanırım; yoksa bizim aile mutasyona uğramış bir yarasa ailesi mi? Diye... )
Buzdolabının kapağının açıldığını ama kapanmadığını duyan, kulağı mutfaktan gelen tıkırtılara odaklı diğerleri de soluğu mutfakta alır doğal olarak. 🤪

Sonra mı..? Kucağımızda atıştırma tabağımız salonda buluruz kendimizi.
Bu gece de böyle oldu. TV. de gecenin bu saatinde yaptık- ettik, daha da cağız-cuğuz diyen çok büyüklerimizden birini görmüştük en son. Bir de baktık ki, Zihni Sinir düşüceler ve kendi geliştirdiğimiz teorilerle koyu bir sohbete dalmışız.

Bunca şişkin egolarının altında beyinleri, kalpleri ezilmiş, yok olmuş biz insan evlatçıkları belki de karıncalar kadar ufak, çaresiz yaratıklarızdır kainattaki başka canlıların yanında. Masallardaki devler gibi mesela... Diye açıldı konu.

Ve uzayda herhangi bir gezegende ya da ışığı bize kadar ulaşamayan çok uzak bir yıldızdaki bu devasa canlılardan birinin veledi, elindeki bizdeki bilgisayarlardan kat kat ileri teknolojik bir oyuncakla oynuyor. Oyuncağı da karınca büyüklüğündeki biz insanlar ...

Yok... Gerisini yazmayayım.  Dini konulara girebilir. Bu da hiç uygun ve doğru olmaz.

Bizimkisi uykusuz gecelerin uçuk kaçık sohbetleri işte.

nurten y tartaç

MUTLU BİR HAFTA SONU OLMASI DİLEKLERİMLE 💐🐞🍀



2 Ağustos 2019 Cuma

DEDİKODU SAATİ

Dedikodu çok ayıp bi şii.
Ama birazcık da keyifli, zararsızsa arada  yapılabilir.🙊🤐

***

Apartmana yeni taşınmış iki kadın. Tanışmak için kapımızı çaldılar, buyur ettik tabii mutlulukla.

Nasılsınız?
Dediğimizi hatırlıyorum. Gerisi bulanık.

Siz nasılsınız dediler mi bilmiyorum. Demişlerdir belki bir ara..

Annesini anlatıyordu birisi; hastalığını, kaprislerini, her işe karıştığını falan.

Ne hastalığı var? Geçmiş olsun.
Demişimdir her halde.

Bir tarla sorununu anlatıyordu öteki. Dedeleri zamanından beri sürüncemede olan bir konuymuş.

Ee bu bahsettikleri kadın kim şimdi? Konu ne zaman buraya geldi? Onun giyimi bunları neden bu kadar ilgilendiriyor?
Ben konuyu yakalamaya çalışırken, marketteki şu saygısız adamla tartışmalarına ne zaman geçmiştik..?

Bu arada sol taraftaki babasını, yaşlandığını, unutkanlığını anlatıyordu.

Biri anlatıyor, o bitirmeden diğeri başlıyor,
 "Hah! Anladım galiba." Diyecekken konu değişiyordu. Kelimeler birbirine yapışıktı zaten de, cümleler arasında da bırakın noktayı virgül bile yoktu. Bir türlü bağ kuramıyorum anlatılanlar arasında. Bir o tarafa bir bu tarafa başımı çevirmekten boynum ağrıdı valla.

"Tabii, vah vah!, ya!, aa!, öyle mii?" Falan diyeceğim de dinliyor nezaketini göstermek için
 ama es vermiyorlar ki araya gireyim.

Biri neşeli bir şey anlatıyor gibi, tam güleceğim, öteki ağlamaklı bir suratla çoktan yeni bir konuya geçmiş bile.

Ciddileşiyorum ayıp olmasın diye.
Bir ara gözüm Merih'e kaydı. Bıyıklarını kemirip duruyor, gözü bir birine, bir ötekine gidip gelirken. Anlaşılan O'nda da devreler yanmaya başlamış.

"Bi durun cancağızlarım, bi nefes alın şekerler. Anlamayı başardığım ilk ve son birkaç kelime arasında on sayfalık hikaye anlatmayı nasıl başarıyorsunuz Allahaşkına..? "

Diyemezdim tabii.

Dinledik. Ya da en azından dinliyor görünmeyi başardık sanırım.

" Kafanızı şişirdik. Biz gidelim artık."

Deyip çıktılar.

Ben mi..?

Tek kelime bile duymak istemiyordum. Hatta tüm ışıkları kapatıp kafamı yastığa gömmekti tek arzum.

Olmadı elbette.
Konuşma sırası bizdeydi.

nurten y tartaç

( Not: Dedikodu yapmak çok kötü bir şeydir. Ben yaptım siz yapmayın e mi🤪😜🙊

Ne demişler... Büyüklerin (imam mıydı yoksa o😄) sözünü dinleyin ama gittiği yoldan gitmeyin.

İyi akşamlar. Sevgiler 💐

31 Temmuz 2019 Çarşamba

Ondan şundan bundan...
Ama neresinden tutsam?

Şu sıralar rutine bağladığım hastane ziyaretlerinden (!) edindiğim, keşke değişse ama değişmeyen; çağ atladık derken yoksa uçurumdan mı atlıyoruz izlenimleri bırakan görüntüler iç acımaya devam ediyor ne yazık ki.
Karşımda genç bir kadın oturuyor. Bebeğini rahat ettirmek için bacaklarını açmış kucağındaki büyük çantanın üstüne bir aylık falan gösteren bebeğini yatırmış. Bebek çok ağlıyor. Kadının kot pantolonun üstüne giydiği uzun eteğin üstündeki yine yerleri süpüren İnce hırkasını çekiştiren minik kız da kardeşinin ağlamasına katılıyor, belki korkudan. Çok kalabalık. Epeydir orada olmalılar, kadın dayanamayıp emzirmeye başladı bebeğini. Küçük kız da parmağını ağzına aldı, başını annesinin göğsüne örttüğü örtünün altına soktu. Uykusu gelmiş olmalı. Dayanamadım, görevliye yanaşıp; " Sıra beklemek zorundalar mı, yazık çocuklar durmuyor." dedim. ( Karışmasam olmaz ya çünkü😜)
" Sıra değiştiremem. Az kaldı sıralarına. Hem onlar yabancı." Suriyeli demek istemişti sanırım.
Konuya çok yönlü bakabilirsiniz. Devletimiz sosyal hukuk devletinin sorumluluğunda olan, vatandaşına insan hak ve onuruna yaraşır biçimde yaşam sağlamakta zorlanırken, ( Sağlıkta, hukukta, eğitimde, kültürde yaşanan aksaklıklar ve geçim sıkıntısı ve işsizlik rakamları gibi verilere bakıldığında...)

Dört - beş milyon Suriyeli sığınmacıyı haklarımıza ortak etmemiz vatandaş olarak bizleri yaralıyor elbette. Bu konuda çok haklıyız.
Ama kişisel bazda düşünüldüğünde durum farklı farklı değerlendirilebilir.
 Mesela: Ben karşımda ağlayan iki çocuk ve çaresiz bir kadın gördüm sadece.

Hastaneden eve geldik. Çok sıkılmıştım, biraz rahatlamak için TV. yi açtım.

Yaparsın Aşkım, kaynana Gelin mi ne,
Kuaförüm Sensin
 bla bla bla...

Diziler mi? Oo! O konuyu hiç açmayalım. Gerçi yazmıştım birkaç kez dizilerimizin absürt hallerini.

Haber kanalı açtım, belki bi şii öğrenirim diye. Ama haberler hepten depresyona giriş bileti. Hemen kapattım tabii😖

İşte böyleyken böyle idi bugünkü hallerimiz 🤪😝🧐

nurten y tartaç

30 Temmuz 2019 Salı

BUGÜN



Yarın hangi renk gül açar bahçemde bilmem
Boşver zaten...

Bugün, gökte bulutlar mavi mavi
Ve mavi dalgalar öper kumsalda kumları...

Ohh! Bir de yağmur yağdı mı bir anda...
Güneşte hem de...
Her damlası mavi pırıltılar saçarak yeryüzüne...

Yarın mı..?
Varsın gök kızıl, yer kızıl olsun
Boşver...
Bugün her renk mavi ya bana...


           nurten y tartaç
        ( 30 Temmuz 2018 )


29 Temmuz 2019 Pazartesi

Gecenin Sesi

Caddede yankılanan ayak sesi...
İnce topuklu bir kadın olmalı

Perdeyi aralayıp,
usulca içeri süzülen,
odaya bir tutam çiçek kokusu serpen ılık rüzgar...

Ağaç kuytularında saklı
uykusu kaçmış
yaramaz saksağanlar,
geceyi yırtan kart sesleriyle
yine bir kavgaya tutuşmuşlar

Kim bilir hangi salaş meyhanede bırakmış
bahşiş diye en gizli sırlarını,
homurdanarak geçen şu sarhoş adam...

Uyku vakti

Söndürüp yıldızları
ayın üstünü örtüp
tüm sesleri susturup
kayan bir yıldız gibi
düşler diyarı sonsuzluğunda kaybolma vakti şimdi...

        nurten y tartaç
    ( 29 Temmuz 2019)