28 Ekim 2014 Salı

SEN GİDİNCE



Babalarının nazlı kızları 

büyüyüverirlermiş bir anda;


 gölgesine sığındıkları o koca çınar,


 göçünce sonsuzluk ülkesine...

Büyüdüm ben de çaresizce.


Ansızın... hem de bir bayram sabahında,

bırakıp gittiğinde BABAM...


Tozlu albüm sayfalarında sarardığında  yüzün


ve sandık diplerinde söndüğünde gülüşün


Anılar kaldı geride... 

Bir de kokun ...

Memleketine her gittiğimde;


Toroslar'ın zirvesindeki karda, 


yaylada bir çoban türküsünde,


Çukurova'nın çatlak topraklarında,


portakal, turunç, nar, incir kokusunda,


sabah buğusunda kara üzüm salkımında


sen varsın... 


Uzanmışsın ulu bir çam ağacının altına,

başının altında kenetlenmiş ellerin,


gözlerin kapalı... 


Rüzgarda sallanan yaprakların uğultulu ritminde

 bir türkü dilinde...


Sanki ... sanki yanıbaşımdasın hala.


Capcanlı hayalinle...


Gözlerin, ellerin,

hele de altın değerindeki o sözlerinle...

         nurten y tartaç

         29 Ekim 2014 



6 yorum:

WarhaWk - Cenk dedi ki...

Ruhu şad olsun Çınar Abla.
Toroslardan sevgiler saygılar bu güzel şiire.

Saygılarımla,Cenk

Çınar dedi ki...

Selam sevgili Cenk, nasıl sevindim seni tekrar gördüğüme (!) :) hem de toroslar'dan, memleketimden seslenişine :) Umarım ve dilerim ki herşey güzeldir hayatında...

Sevgiler

deeptone dedi ki...

ne güzel ifade etmişsiniz sevgi ve özlemi.

bilge dedi ki...

Ruhu şad olsun.. memleketimden torosların bir kısmını görürüm.ve her gittiğimde uzun uzun seyrederimm.ne görkemlidirler....sevgiler...

Çınar dedi ki...

deeptone; çok teşekkürler

Sevgiler

Çınar dedi ki...

bilge ; ben de her gittiğimde içime çekerim mis gibi çam kokulu havasını, mestolurum :) teşekkürler

Sevgiler