28 Ağustos 2009 Cuma

Ama Ben Sizi Çok Seviyorum (dum) …

 

            Bunu bana yapmayın artık. Canıma tak etti. Sonunda yolacağım tüylerinizi ya da daha ötesi koparcam boynunuzu o olacak.

 

            Komşular sizin siteden yok edilmenizi istediklerinde şiddetle karşı çıkmadım mı ben?

 

 

            _ Bizim ne kadar yaşamaya hakkımız varsa bu dünyada, onlar da bizim kadar yaşam hakkına sahipler. İnsanoğlu daha güçlü diye diğer canlıları yok etme hakkına sahip değil.  Dünya kuşuyla böceğiyle tüm canlılarla birlikte güzel demiştim.

 

 

            _ Ama Çınar Hanım, görüyorsun her tarafı, balkonları pencere kenarlarını  hatta camları boydan boya pisletiyorlar. Sen hiç rahatsız olmuyor musun? dediklerinde

 

 

            _ Rahatsız olsam ne yapacağım? Altlarına bez bağlayacak değilim ya. Yapacaklar tabi kuş onlar.Siliyorum yıkıyorum temizleniyor. Pisletiyorlar diye yok edecek değiliz ya. Hem ben onları seviyorum. Varsın pislik olsun… Onların etrafta uçuşmalarını ,Havuzdan su alıp gagalarını havaya dikerek içişlerini,sıcakta mayışıp çimlerin üzerine serilerek güneş banyosu yapmalarını, ekmek kırıntılarını yerken gurk gurk diye sesler çıkarmalarını birbirlerinin ağzından ekmek kapma savaşlarını izlemekten büyük keyif alıyorum. Hele koca güvercinlerin minicik serçelere ağızlarındaki ekmeği kaptırmalarını izlerken kahkahalarla gülüyorum.Diyerek sizi savunmamış mıydım?

 

 

            Bu arada serçelerin bu kadar uyanık olduklarını bilmezdim. Güvercin ağzına ekmek alınca,pıt pıt seke seke geliyorlar usulca masumca sanki oralı değillermiş gibi.Sonra güvercin  ekmeği gagasından arkaya savurtturarak minik parçalara ayırıp yemeğe başlayınca hopp bir çırpıda ağzından kapıveriyorlar ekmeği güvercinin.

 

 

 

SDC10165 

 

 

            Ben sizi bu kadar severken şimdi bu sizin yaptığınıza ne demeli? Benim sevgime böyle mi karşılık verecektiniz?

 

 

            Bu sene balkonda sebze yetiştirmek istiyorum dedi eşim. Peki dedik,gittik organik, maydonoz minik çeri domatesi,arnavut biberi,soğan sarımsak tohumları aldık yanında da koca birkaç torba toprak yüklendik geldik eve.Daha önceki yıllarda çiçek diktiğimiz uzun balkon saksılarını yeni topraklarla doldurup bir güzel tohumlarımızı ektik. Doyumluk mahsul toplamak değildi tabi amacımız. Yemeklerin yanında,  biz yetiştirdik zevkiyle birer ikişer tadacaktık sadece. Çok gördünüz.

 

 

            Maydonoz soğan sarımsak daha bir karış olmamıştı ki,başladılar taciz etmeye güvercinler. Bir sabah balkona çıktım ki ne göreyim. Güzelim tazecik yeşillikleri poposuna yer açıp yerleşmek için bir güzel ezmiş yetmemiş rahat edememiş, toprağı yerlere döküp saçarak oymuş oturacağı yeri kırım kırım kırıtıyor. Bir hışımla kovaladım. Ne kadar olabilirse düzeltmeye çalıştım, bitkileri suladım kendine gelsin zavallılar diye… Ertesi sabah baktım yine aynı yerde, yine toprakları döküp saçmış oturuyor saksıda. Öyle korku falan yok güvercinde iyice yüzgöz olduk.Nerdeyse elimle iteliyorum git balkonumdan diye.

 

 

            Böyle böyle biz kovduk o(onlar?) geldi. Sebze falan kalmadı tabi bu arada.Ezdiler kırpık kırpık ettiler yetmedi, yuva yapacağız diye kolum kadar(!) çöpleri taşımaya başladılar. Yuva yaparlarsa bozamam kıyamam diye attım çöpleri.Saksıların üstüne altlıklarını kapattık uygun yer bulamasın da başka yere gitsinler diye.

 

 

            Ayakları burdan kesildi. Ohh rahatladık dedik.Baktık, balkon sevimsiz göründü gözümüze, gittik iki gül ve bir karanfil aldık geldik.Üstleri çiçek dolu, bir yığın da tomurcukları vardı.

 

 

            Ahh ah! Yine bir sabah,bir yerlerden gak gak diye bir ses geliyor.Bu da ne ki diye aranıyoruz evde. Bir de ne görelim? Balkonda bir saksağan… Karanfilin ve gülün tomurcuklarını koparmış, gagasıyla da bir güzel ezmiş atmış yerlere. Yine topraklar eşelenmiş dağıtılmış…

 

 

            Söylene söylene temizledim ortalığı. Ezilmiş tomurcukları içim acıyarak attım çöpe…

 

 

            Dün de balkonda buz kasesiyle yanında da minik bir tabakta leblebi unutmuşum.Sabah baktım yine bir saksağan. Kaseye başını sokmuş debeleniyor. Bağırınca uçtu gitti. Bir de ne göreyim üşenmemiş leblebileri bir bir kasedeki suyun içine doldurmuş.

 

 

 

images

 

 

            Bu sabah ta kocaman açmış gülümü koparıp ezmişler.Saksımı düşürmüşler, topraklar yerlere dökülmüş.

 

 

            Delireceğim yaa inat mı yapıyor bunlar bana?  Bütün yaz kuş kovalamakla geçti. Sonunda altlarını bağlayıp gagalarına düğüm atacağım görecekler günlerini.

30 yorum:

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Canım Çınar'cım,
Seni en iyi ben anlarım sanırım.
Bir önceki evimizin iki balkonu vardı, oldukçada büyük. Canımdan bezmiştim o balkonların korkuluk duvarlarını temizlemekten.
İnan yarım günüm balkon temizlemekle geçiyordu.
Önceleri çiçek, sebze denemiştim baktım yok olmayacak, vazgeçtim.
Her akşam masayı, sandalyeleri içeri almak da çözüm getirmemişti. Neler denedim neler.
Siyah poşet bağla dediler olmadı, çok da çirkin duruyordu zaten. Rontgen flimlerinden rüzgar gülü yaptım, hem siyah hem büyük.
Önceleri döndülçe kaçtılar ama sonraları tam rüzgar gülünün üzerine tünemeye bile başladıle.
Aynen senin gibi çıldırmak üzereydim ki, taşındım...
Sevgiler...

ELİF dedi ki...

Bende eski evimdeyken çok gelirdi güvercinler balkonuma, yıkardım bi bakmışım biraz sonra ortada yeşille beyaz arası bi dışkı.Kafalarına leblebi atardım artık o kadar sinir olurdum.Valla ne yalan söyleyeyim hiç sevmem güvercinleri...Ama kendileri ettiler napim:)))

Çınar dedi ki...

Nur'cum Aynen öyle, balkon, pencere pervazı temizlemekten bıktım. Korksunlar diye komşular birşeyler koyuyorlar.Bakıyoruz yanına tünemişler. Dalga geçer gibi.Çok akıllılar ama:)

Sevgiler canım

Çınar dedi ki...

Elif; Sen kurtulmuşsun neyse ki. Ben ne yapsam ki bunlara:)

Sevgiler,Minişi öp benim için

Leylak Dalı dedi ki...

Ah ah, herkesin derdi aynıymış. Biz de ne ektikse yaşatamadık. Antalya'da güvercin yok arsız kumrular var. Baktık olmuyor birini evlat edindik. ayak parmaklarından biri eksik ordan tanıyoruz, adını da "Parmaksız Salih" taktık. Kahvaltı ederken masaya tüneyip peynir didikliyor öyle arsız. Ama yine de hiç kıyamıyorum.

Çınar dedi ki...

Leylak Dalı; beterin beteri var desene. Bizimkiler daha masaya tünemiyor ama balkon demirine konup başını 360 derece döndürerek hem bizi izliyor hem heryeri:)

Sevgiler canım

ayşegül dedi ki...

Benim canım Çınar ablacığım,annem
panjura renkli kurdele bağladı,ama
güzel aksesuarda oldu.Artık kuşlar
gelemiyor:D Siz de deneseniz acaba
işe yarar mı...Offf yaa saksılara
yazık ama:)
Sevgilerrr

Çınar dedi ki...

ayşegül;Tatlım ben denemedim ama komşular her yolu deniyorlar.Balkonlar rengarenk oldu bu nedenle ama bir süre sonra alışıyorlar ve hiç aldırmıyorlar.

Öptüm canım

sufi dedi ki...

Çınar'cım;
Yaramazların Seninle oyun oynadıkları kesin görünüyor.Ne demek istiyorlar acaba merak ettim doğrusu.Hem güvercini olmayan ev kalmadı ki artık! Eve girip dolaşan modelleri var bizim buralarda.Bence konuş onlarla, Kolay gelsin canım sevgilerimle.

Çınar dedi ki...

sufi;Eve girmezler mi? Bizimkiler de giriyor. Birgün salona girmiş tünemiş bir koltuğun tepesine, "ne yapıyorsun sen burda.Çık dışarı" dedim.Yusyuvarlak gözlerini tersine tersine açıp kapatarak, baktı baktı,pisledi koltuğa ve sakin sakin çıktı gitti. O kadar yani,nerden çıkacaktım ben diye şaşırmıyorlar bile:)

Sevgiler

ramazan dedi ki...

zor durum ama aynı zamanda eğlenceli bu durumlar.yaşadığımızın kanıtı şu anlattıklarınız.benim oğlumla gelin de bir yaz döneminin yarısında balkona çıkamamışlardı,güvercin yuva yaptı,yavru çıkaracak diye.
bu yıl da yapmış,bakmışlar kendileri hapsoluyorlar,yumurtaları aşağı ağaçların dibine taşımış benim oğlan.çok üzüldüm ama yapacak birşey yok.
balkonlara file mi gersek ne yapsak.
çok hoşuma gitti yazı :)
allah sizi de güldürsün.

Çınar dedi ki...

ramazan bey; çok ta sevimliler kıyamıyorum ve onları izlemekten gerçekten keyif alıyorum ama bıktırdılar. File gerdirmeyi biz de düşündük, seneye artık.
Beğendiğinize sevindim teşekkürler:)

Sevgiler

ELİF..den dedi ki...

Sonunda altlarını bağlayıp gagalarına düğüm atacağım görecekler günlerini.
Çok güzel demişsin çok güldüm ya...

Yazık balkonunu kendi evleri gibi kullanmışlar...
Çok geçmiş olsun..

Çınar dedi ki...

ELİF..den;:))) Çok kızdırdılar beni.
Ortaklaşa kullanıyoruz işte, balkonu bazen de mutfağı ve hatta diğer odaları:)

Sevgiler

Bugday Tanesi dedi ki...

Bizim de serçeler yuva yapmıştı balkona.Komşular eve şans getirir diye yıktırmadılar ama dışkıları beton gibi kazılı kaldı zeminde.Göçmeyi başardıklarında yuvayı üzülerek yıktık ama böylesi en sağlıklısıydı...

Justice dedi ki...

Aynı sorun bizim sitede de var.Her yer güvercin. Balkonda pislemedikleri yer kalmıyordu ve çok zor temizleniyor. Ama şu an gelemiyorlar.
Hani defter kitap kaplamak için Cem Yılmaz'ın tabiriyle ''janjanlı'' kağıtlar vardır, onları ince uzun şeritler halinde keser ve asarsan gelemiyorlar.Parlıyor ve hışırtı çıkarıyor çünkü.Boş CD bağlayıp asanlar da var.
Bir de bir alışveriş merkezinde sırf bu iş için satılan bir şey görmüştüm. ''Kartal Gözü'' etkisi yapıyor ve tek güvercin gelemiyormuş.
Sevimli ziyaretçilerin gelemez ve uzaktan seyrederler evini umarım Çınarcığım :)
Sevgiler..

Çınar dedi ki...

Justice; Hoşgeldin sevindirdin.
Bütün yollar denendi sitede. Çok akıllı bu kuşlar bir süre sonra yanıbaşına tünüyorlar hiç umursamadan.:)
Ama bu "kartal gözü" etkisi yapan şeyi sorayım alışveriş merkezinde. Çözüm önerilerin ,için teşekkürler:)

Sevgiler

Çınar dedi ki...

Buğday Tanesi, hoşgeldin canım. Çok sevimli şey bu kuşlar ama Bizim yaşam sınırlarımızı aştıklarında sinirlendiriyorlar:)

Sevgiler

Ali İkizkaya dedi ki...

Sevgili Çınar!
İhtisas sahibi bir arkadaşa denk geldiniz. Hem karga hem de güvercine karşı bir icat önereceğim bilahare. Olmazsa yapar gönderirim. Yazacağım.
Sevgiyle.

Ali İkizkaya dedi ki...

Sevgili Çınar Hanımefendi!
Ding Dong !(Kapı Zili)
-Amanın Kuş Kovucusu Geldi(Çınar Hanım)
-Gıırrrçç (Kapı Açılıyoo)
-Hanfenduu' Şu elimde Görmüş Olduğunuz Mucize icat!. Serçe, Güvercin, Kumru, Karga, Saksağan, Ufo ve bilimum uçana karşı her türlüü problemi çözen bir UÇAN SAVAR.
-Tamam, tamam. İstemiyoruzz. ihtiyaç Yook.(Çınar Hanım)
Benim profil sayfamda kişisel mail im var. Bana bir mail atarsanız. Sizin yada eşinizin 2 saniyede yapacağı bir numaralı çözümü yazabilirim. Yoksa bir de iki numaralı çözüm var. Memnun kalırsanız blog da yazar öteki arkadaşlarıda bu dertten kurtarırız. Her ikisi de denenip sonuç alınmıştır.
Sevgiyle.

Zeugma dedi ki...

Merhaba Çınarcım,
Başlığın bende birtakım çağrışımlar yaptı:))
Hani çok değer verip sevdiğin biri gelir ortalığı rezil edip pişman eder seni ya, öyle işte :D
Ben de çok çekiyorum bu güvercinlerden.Balkondan hiç eksik değiller.Oysa 2. kattayız. Doğru dursalar hiç sesim çıkmayacak, çok sevimliler çünkü..
Justice'in dediklerini okudum. O parlak kağıtlar hışırdayıp ve parlayıp epey azaltıyorlar ama yine de gelen oluyor.
Ali Bey'in bahsettiği icadı çok merak ettim. Nasıl yapıldığını burada bi anlatırsa çok memnun olacağım..Acil ihtiyaç var gerçekten..
Sevgilerimle..

Çınar dedi ki...

Ali Bey; :))) Ne güzel çok sevindim ama bakın yorum yazan diğer arkadaşlar da güvercin maduru.Sakıncası yoksa burda yazar mısınız?Benimle birlikte diğer arkadaşlar da faydalansalar:)
İlginize çok teşekkürler

Sevgiler

Çınar dedi ki...

Ali Bey, Bakın, Zeugma Hanım da istiyor icadınızın 'tarifini':)

Çınar dedi ki...

Zeugma ; herşeye rağmen evet çok sevimliler yaramazlar:)

Sevgiler

Ali İkizkaya dedi ki...

Sevgili Çınar!
Şimdi ben bunların hepsini ve tarifi, nasıl yapılacağını çizmeye başladım. Bir dosya haline getirip bir yerlere atarım. Linki de yazarım sizlere. Çok kolay.
Yalnız tabii patent meselesi durumları var. Sizden bebe yaka bir kazak ama ponponlu, leylak dalı hanımefendiden bi tepsi güllaç, zeugma hanım efendiden de 3 sürahi limonata bi bir tepsi pizza falan olsa fena olmaz. Artık Çınar hanım siparişleri siz toplayın.
Hepiniz ellerinizi kullanan akıllı, becerikli güzel ruhlu hanımefendilersiniz. Sadece gülmeceydi. Bitince size gönderirim. Yalnız deniz kenarı olmayan hanımefendiler için ben burdan gönderebilirim malzemeyi.
Sevgiyle.

Çınar dedi ki...

Ali İkizkaya,:))) Ben ve arkadaşlar adına çok teşekkürler. Ponponlu bebe yaka kazak kolay, diğer arkadaşlara da isteklerinizi iletirim:))
Çizerek, dosya haline getirerek falan... Nasıl bir tarifmiş çok ta merak ettim. Bu eni konu bir icat mı ne?:))

Tekrar teşekkürler ilginize.

Sevgiler

Ali İkizkaya dedi ki...

Sayın Çınar Hanımefendi!
İlgili zamazingo de zımbırtının linki
http://www.divshare.com/download/8323154-615
Kimse anlamasın diye böyle yazdım MataHari.

Çınar dedi ki...

Ali İkizkaya; çok gırgır bir dille anlatmışsınız:) ama öneriniz gerçekten çok akıllıca teşekkürler.Evet bunu (pencere pervazları için) yatay ince teller gerelim birkaç sıra halinde güvercinler ince tellere ve ağaçlara konamazlar diye eşim düşünmüştü. önerinizi ileteceğim eşime. icadınızın:)işe yarayacağından eminim. umarım güvercin maduru diğer arkadaşlar da okur önerinizi. Beni büyük bir sıkıntıdan kurtardınız.Yakın bir gelecekte bütün sitede sizin icadınızı göreceğimden eminim.Bizden gören yapacaktır mutlaka çünkü herkesin canına tak etti güvercinler.

Yaratıcılığınızdan dolayı tebrik ederim ayrıca sizi.


Tekrar teşekkürler,Sevgiler

Ali İkizkaya dedi ki...

Sevgili Çınar!
Eşinizde akıllı adam vesselam. Fakat bu yöntem pervazlarda çalışmıyor. Onun için de ayrı bir çözüm var. Onuda yaptım. Yarın fotoğrafını çekip dosyanın arkasına eklerim.
Ajan X Mr.Fix

Zeugma dedi ki...

Ali Bey, çok zekice bir icatmış gerçekten..Sizi epey bir zahmete sokmuşuz ama..
En kısa zamanda uygulamaya çalışacağım..
Çınar Hanımla birlikte teşekkürlerimi kabul buyurun lütfen..
Sevgilerimle ..