1 Ekim 2019 Salı

İSTERSEN



Yağmur da güzel yağar
Rüzgar da güzel eser
Güneş bin umutla doğar
hergün
Sen istersen

Yüz yıl uyusan da
uyuduğun gün gibi güzelsindir

Saat on ikiyi vurmadan biterse masal

Elinde camdan pabuçların
Beyaz atının terkisinde
prensin ülkesinedir yolun
Sen istersen

İsterse
Bin dereden su getirsin
mutluluk
Kurtulamaz elinden
Eğer istersen

      nurten y tartaç
     ( 27 Eylül 2019 )



30 Eylül 2019 Pazartesi

Yürek sürgündeyse
İyi halden yırtmışsın,
 müebbetten kurtulmuşsun
Ne fark eder...

      nurten y tartaç


10 Eylül 2019 Salı

ÖĞRET BANA

Beni de uçur ey göçmen kuş
gittiğin sıcak ülkelere...

Konaklarız yorulursan
Eski bir pınar başında

Aysız gecelerde üşürsem
ört üstüme ne olur
gökyüzünün mavi tülünü...

Öğret bana...
Nasıldır uçmak
Bırakıp her şeyi geride
başka diyarlara kaçmak

Ne kalmışsa arkanda
çizip üstünü
Nasıldır yeniden başlamak

Umudu öğret mesela
Hiç ışık yokken
zifiri karanlıkken her yer
göğüs kafesini yırtıp
özgür bırakıp yüreğini
uçurmak mutluluğa...

Ve nerede düşmüşse
 ilk damla gözlerinden
Orada ölmeyi öğret bana

     nurten y tartaç
     ( 9 Eylül 2019 )

29 Ağustos 2019 Perşembe

FAİLİ MEÇHUL

Hani o
 ellerinde ziller
Flamenko dansı yapan
kalpleri titreten güzel...

Şöyle
 eteklerini toplayıp
müziğin ritmine uydurdun mu
biçimli vücudunu
bir de kıvrak hareketlerle
ahenkle dönünce
Tanrıça olurdun ya birden
Erişilmez...

Ayaklarının altında erirdi tüm dünya
topuklarını yere vurdukça...

Şimdi
Boşver aldırma
ne demiş falcı kadın
bakıp da avucuna

Ne gördü ki O...
Yol kenarında çiçek satan
geçkin, kavruk tenli,
yüzünde yılların imzası
tombul, çirkin bir çingene

Neymiş...

Çıkmaz bir sokakta
boylu boyunca uzanmış
feleğin son sillesini de
bu son darbeyle yemiş
zavallı bir kadın görmüş

Sarı, titrek sokak lambasının ışığında
parıldayan kan
ve
bir köpek varmış
başucunda ağlayan...

Duyuyormuş...
Gecenin ıssızında yankılanan
koşarak uzaklaşan
bir ayak sesi...

Şöyle geçecekmiş kayıtlara
bu son...

Faili meçhul...
Kimliksiz
Evsiz
Cinsiyeti: kadın

          nurten y tartaç
      ( 23 Ağustos 2019 )
YANILSAMA

Umudun hazan sarısı renginde...
Kasımpatı çiçeği kokar saçların

Bahar geldi sanıp
karda açan kardelen misali
çaresiz,
yitik özlemlerin
peşinde savrulursun

Rüya perisinin
aldatan düşlerine kanıp
çatlamış toprakta
yalancı çiçekler açtırarak

hangi kışlara koşarsın

         nurten y tartaç
       (27 Ağustos 2019)

19 Ağustos 2019 Pazartesi

İÇSEL SOHBET

Bazen sana öyle ihtiyaç duyuyorum ki. Nasıl olup da herkese akıl hocalığı yaparkan senin aklına, öğütlerine muhtaç olabiliyorum bunca zaman sonra diye, kendime hayretle.
Telefonu alıp, numaranı çevireyim. Ve sen aç o telefonu... Rüya gibi.
Aklıma takılanı, neden zamanında bunu sormamışım dediğim o soruyu sorayım.
Ya da buluşup konuşsak ya... Bak ne anlatacağım sana! Diye  başlasam...
Sahi ne çok şey oldu, ne çok şey değişti senden sonra buralarda bir bilsen...
Ben anlatsam, sen yorum yapsan. İtiraz etsem. Yorum yapmadan dinlesen. Buna da itiraz etsem. Niye bir şey söylemiyorsun yaa! diye. Kıs kıs gülsen. Küçücük sorunları büyütüyorsun, ne söyleyeyim ben şimdi sana, der gibi.

Oğullarımı dinlerken ve onların 'bence' küçük sorunlarına ne desem/demesem itiraz ettikleri sohbetlerimizde kendimde seni görüyorum bir anda. Ve Onlar'ın en ciddi anlarında gülmeye başlıyorum birden. Önce kızıyorlardı tabii. Ciddi bir konuyu sulandırıyorum diye. Anlattım seninle sohbetlerimizi. Zamanın tekrardan ibaret olduğunu. Onlar da yaşayacaklar demek ki benzer durumlar.
Tıpkı sen oldum ben. Bazen aynaya baktığımda şaşırıyorum bu kadar benzerliğe. Mimiklerimle, tavırlarımla bile... Oysa hiç benzetmezlerdi ki ikimizi.

Mert'ler kahvaltıya geldiler bu sabah. Anneanne - babaanne evi gibi kokmuş burası dedi Mert. Bütün yasakları yasakladığımız hamurlu, kızartmalı tıpkı çocukluklarında sizlere gittiğimizde yedikleri türden yiyecekler olunca, sofrada bolca seni andık dualarla.
Aa! sahi sen bunu da bilmiyorsun. Mert evlendi.
Asla evlenmem derken, fikrini değiştiren bir peri kızı girdi hayatına. Sadece Mert'in değil hepimizin kalbini fethetti. O, güler yüzü, tatlı diliyle narin incecik bir gelincik. Görsen sen de çok severdin eminim.

Artık ben de yaşlandım biliyor musun Anne? İçimde ağaç tepelerinden inmeyen, süpürge sapını mikrofon yapıp ciyak ciyak şarkı söyleyen, büyümemekte direnen o küçük kıza rağmen yaşlandım, bana hiç öyle gelmese de.😜🤪 Tabii sen bunu da göremedin.

Kısacası hangi yaşta olursam olayım anlaşıldı ki, Sana, Senin dizinde yatmaya muhtacım ben.

Huzurla uyu ebedi mekanında.

          nurten y tartaç
        ( 18 Ağustos 2019 )
💦💦💦💦💦

Hep severim yağmuru ama bir başka güzel yağdı bu kez.
Yağmur sonrası suya kanan toprağın mis gibi kokusuyla canlandık, yenilendik sanki.

Gökte güneş bile hoşnuttu halinden. Yağmur bulutlarının ardına saklanmak yerine sarı ışınlarını yolluyordu günlerdir kavurduğu şehre, bu sefer nazikçe. Ve yağmura doymuş yeşilliğe parıltılar saçarak.

 Çam ağaçlarının iğne yapraklarından minyatür  şamdanlar gibi yağmur damlaları sarkıyordu.

Ağaçlar kollarını açmış, sağanak yağmur altında, hafif esintinin de yardımıyla usulca dansediyorlardı.

 Çimlerin üstünde iki güvercin... Yan yatıp önce bir kanatlarını sonra öteki tarafa yatıp diğer kanatlarını iyice açarak  yıkanıyorlardı neşeyle küçük su birikintilerinde. ( Bunu ilk kez gördüğümde hayretler içinde kalmıştım. Ve insanları gözlemlediğim kadar hayvanları da gözlemlemeye başladığımdan beri, onlar hakkında çok ilginç şeylere şahit oluyorum. Sandığımızdan daha akıllı olduklarını düşünmeye başladım.)😆

Ankara'da yağmur vardı bu akşam.
Toprağı doyuran, ağaçları yıkayan, yeşilliği pırıltılı bir parlaklıkla coşturan, geceye ıtır kokulu, huzurlu bir serinlik sunan bir yağmur vardı.

         nurten y tartaç
        (16 Ağustos 2019)