19 Haziran 2016 Pazar

DÜN GİBİ HALA GİDİŞİN




Biliyorum oralarda bir yerlerdesin. Gözlerin üstümde, ömrünce hep olduğu gibi. Şu bulutların ardından parmağını uzatmış, "Sakın!!!" diyorsun yanlışımı görüp. Rüzgar olmuş saçlarımda dolanıyor parmakların, "Üzülme, geçecek!" diye okşayarak. Yağmur senin gözyaşların olmalı...Gözlerimden damlıyorsun. Belli, benden çok yanıyor yüreğin. Ne zaman tökezlesem, ne zaman ağır gelse şu hayatın yükü, "Kalk! Bu kadar kolay mı pes edeceksin..?" diye uzanır gibi ellerin. Şimşek şimşek çakan gözlerin beliriyor sanki gözlerimin önünde. Sesin fırtına etkisinde... Yeniden dikleştirip omuzlarımı, doğruluyorum düştüğüm yerden. Yaşlı başlı kadınım hala manevi desteğine muhtacım.

Biliyorum bir yerdesin. Belki kapının hemen ardında. Zile basar basmaz açacaksın kapıyı. "Nerede kaldın..? "  Dudaklarından yüzüne yayılan gülümsemen, elinde minicik sarı bir çiçek. "İki kaldırım taşı arasından çıkıvermiş meydan okurcasına hayata." diyerek, çoktan boynunu bükmüş çiçeği uzatacaksın, "Çiçeğime kopardım bunu..." diye. Sanki dünyanın en değerli şeyini sunar gibi gururla tutuşturacaksın solmuş çiçeği elime. Ömrüm boyunca aldığım en değerli armağandı o çiçek.

Uzun zaman olmuştu ziyaretine gitmeyeli. Affet Babacığım. Yaşlanmıştın sanki... Baş ucundaki çam ağacı yaşlanmıştı. Toprağın çatlak çatlak. O da yaşlanmış. Ama sarı çiçekler açmıştı üstünde. Hoş geldin der gibi salınıyorlardı hafif esen rüzgarla...

Saymıyorum artık yılları. Sen gittikten sonra kaç yaprak düşmüş takvimden ne fark eder. Dün gibi değil mi gidişin..? Hiç gitmemiş gibisin hatta;  her biri altın değerindeki sözlerin, öğütlerinle ve bizde bıraktığın izlerinle.

Nur içinde uyu Babacığım.

Sevgili Eşim Merih'in, baba ya da baba adayı olan eş, dost ve arkadaşlarımın

 BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN