9 Kasım 2015 Pazartesi

DİZİ DİZİ DİZİLER





Dizilerde 

fakir bir aile...

Bir de zengin aile tabii.

Zengin aile öyle böyle değil. Parasının hesabını bile bilmiyor. 

Fakir aileyse açlıktan ölmek üzere. O derece yani. 

Ya da aynı çatı altında yaşanan akıl, mantık almaz akraba ilişkileri. Ki, o olayların bir tekini bile yaşasa insan, uzun uzun psikolojik destek almadan bir daha normal yaşantısına devam edemez. 

En belirgin karakter çok çok çok saf, temiz yürekli bir kızcayız. Aslında salak mı salak, sünepe, mıy mıy mıy, eziik, vur tepesine al lokmasını desek daha doğru.

E tabii bunca saflığı sonuna kadar sömüren, hainlikte, kalpsizlikte, hadsizlikte ve kötülükte sınır tanımaz başka bir karakter/ler/. "Genellikle ailenin en yakınındakidir bu karakter." 

İşi, gücü, dünyaya gelme nedeni, yaşama gayesi sadece ve sadece hedefindeki kişiye yani dizideki esas oğlana / kıza kötülük yapmak olan bir / birkaç karakter.  Kötülük derken öyle ufak tefek, telafisi mümkün kötülükler değil elbette. İnsanın hayatını karartan, bir daha iflah olamayacağı türden kötülükler. Tecavüzler, bıçaklamalar, silahla yaralamalar, yakmalar, uçurumdan atmalar daha neler neler. Üstelik olmadık seri katilliği gözünü kırpmadan yapan bu insanlar bir de sevimli, cici ve masum gösterilmeye başlandı dizilerde. 

Sonuçta ne oluyor dersiniz. Bunca kötülüğü yapan da, buna maruz kalan da hayatına kaldığı yerden devam ediyor. Dokuz canlı bizim dizi karakterleri. Başlarına gelmeyen kalmıyor ama çizgi film karakteri gibiler, ölüp ölüp diriliyorlar maşallah. 

Gerçeklikten uzak, otururken hatta yatarken bile pür makyajlı, takma kirpikli, düğünde, davette bile giyse içinde kımıldayamayacağı türden abiye kıyafetlerle ve bir karış topuklularla evinin içinde gezen 'uzaylı' tipler arz-ı endam ediyor bu dizilerde . 

Düzeyli dizileri bunun dışında tutarak,

kimin eli kimin cebinde olduğu belli olmayan, ahlaksızlık diz boyu ve karakter, kişilik, onur gibi erdemlerin beş paraya satın alınabileceği izlenimini veren bu dizilere dur diyecek bir makam yok mudur..?

RTÜK bunu yapmadığına göre...


n y tartaç



8 yorum:

bücürükveben dedi ki...

O kadar hak veriyorum ki sana arkadaşım. Baydılar yani. Ama insan alışıyor işte bir şekilde. Mesela bir,iki yıl önce Öyle Bir Geçer Zaman ki'ye bakıyordum. İlk sezon tamam ama ikinci sezon felaket abartıldı. Artık resmen seyrettiğim için "Mazoşisz miyiz hepimiz?!" diyordum. Fakat alışkanlık yapıyor kızsak da kendimize izliyoruz.

Tek tesellim dizi manyağı değilim. Yani günde üç- beş diziye bakanlar var:)))Tüm haftada sadece üç diziye bakıyorum. Ve bir tanesi artık burama getirdi.Yaratıcılık yok, hep dediğin hain tip, zavallı saf tip, hain o saf tipe yapmadığı kötülüğü bırakmadı! Konaklarda yaşayanlar! Gecekonduda yaşayanlar. Kötüler alabildiğine kötü!

Ve en üzüldüğüm demişsin ya kaliteli diziler diye öylelerini de yayından kaldırıyorlar! Kurt Seyit ve Şura vardı. Nasıl güzel, nasıl emek verilmiş, zaten güzel bir romandan uyarlama, kostümleri, dekorlar, senaryo, oyuncular hepsi muhteşemdi. Sonuç bizim izleyiciye 5 beden büyük geldi ve kaldırıldı. :( Çok üzüldüm çok:( Rusya'dan, Azerbeycan'dan seyredenler bile dizinin facebook sayfasına kızgın yorumlar bıraktılar (ben de bırakmıştım) ama ne yazsak fayda etmedi bilmiyorum rating denen şey kahrolsun!!...Bir o diziye, bir de yıllar önce Deli Saraylı'yı bitirdiler çok üzüldüm. O da Kuvayımilliye filan vardı sanırım akp'nin hoşuna gitmedi....Gani Müjde yazmıştı, Perran Kutman ve Çetin Tekindor oynuyordu...yan roller de çok güzeldi...çok dertliyim bu konuda çenem düştü..ay burada keseyim:)))

Handan dedi ki...

Ancak izlemeyerek dur denir amaaa :(

kadriye dedi ki...

Aynı fikirdeyim. Yokmu bunlara dur diyecek bir kurum. Ciddi anlamda özellikle gençler de ahlak yozlaşması yapıyorlar.

Dilek Dilek dedi ki...

Ne yazık ki çok az düzeyli dizi var.. Diğerleri halkı aptal yerine koyan ve zekasını küçümseyen yapımlar.. Ama daha da çok şaşırdığım aldıkları rating oranları.. İnanılır gibi değil...

Çınar dedi ki...

bücürükveben, aynen söylediğin gibi, diziler alışkanlık yapıyor. İlk birkeç bölüm gayet kaliteli, sürükleyici, sonrasında gelsin saçmalıklar, sadistlikler, cinayetler, hainlikler, mantık zorlayan ilişkiler. Ben de izliyorum. Tv. İzlemesem kitaba gömüleceğim o da akşamları gözlerimi zorlamaya başladı. Bile isteye dizi takipçisi oldum anlayacağın. :P

Bence de Kurt Seyit Ve Şura ile Deli Saraylı iki muhteşem diziydi. Ve reytingle ilgisi olduğunu hiç sanmıyorum, sadece zülfü yare dokundu sanırım dizinin gidişatı. (Bazılarını rahatsız etti)

Sevgiler

Çınar dedi ki...

Handan'cımm, İzlemeyerek durdurabileceğimiz konusunda keşke senin kadar iyi niyetli olsaydım canım ya. Reyting olayına inanmıyorum, daha doğrusu reyting sonuçlarını bu kadar önemsediklerini. Topluma ne pompalamak istiyorlarsa onu pompalıyorlar. İsterlerse kaşının üstünde gözün var deyip kanal kapatan rtük gibi bir kurumumuz var bizim. Bunca yozlaşmaya neden sessiz kalıyorlar, anlamak mümkün değil (!) Hem tv de dizi de izlemesin de ne yapsın bu halk. Sinemaya, tiyatroya, baleye, konsere, operaya mı gitsinler? Büyük çoğunluğun kültürel - sanatsal aktivitelere ayıracak parası mı var? Hatta buralara gitmek için yol parası ayırmak bile bütçelerini sarsabilir pek çoklarının. Kitap okusunlar desek... Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler gibi bir şey olur... Gazete manşeti bile okumayan çoğunluğun yaşadığı bir ülkede.

Sevgiler

Çınar dedi ki...

kadriye , toplumda yozlaşmaya neden olan seviyesiz diziler, evlendirme programları ve benzeri programlar yasaklanmalı ama kim yapacak..?

Sevgiler

Çınar dedi ki...

Dilek Dilek , akşam evine ekmeğini getirmekte zorlanan, hayatta başarılı olamamış, tüm özlemleri yalan olmuş insanlara hayal satıyordur belki de inanılmaz lüks yaşamları anlatan diziler.

Ya da kişilikleri henüz tam olarak oturmamış gençler başka bir dünyaya adım atma hayalleriyle kilitleniyorlardır ekrana.

Belki başka seçeneği olmadığı için tv izliyordur bazıları. Yalan, saçma, uyuşturma amaçlı olduğunu bilseler de.

Kim ne düşünerek izlerse izlesin, sorumluluğu olan kurumların toplumu koruma görevini yerine getirmeleri, böylesi dizi ve programları sonlandırıp daha düzeyli programlar hazırlamaları, sunmaları gerekir diye düşünüyorum.

Sevgiler