21 Kasım 2010 Pazar

YABANCI - 4 -

Çok zor bir günün ardından mesaisi bitmişti nihayet, hemşire odasında çıkmak için hazırlanırken,  bir ara aynaya kaydı gözleri Fatoş'un.  Bir süre donuk gözlerle ürkerek süzdü karşısındaki  gözlerinin altı torbalanmış yüzü gözü şiş, soluk,  kendine benzeyen, kendinden en az on yaş büyük hayali. Tanıdık olduğundan emin ama bir türlü nereden tanıdığını çıkaramıyormuşcasına.  Gülümsemeye çalıştı, baktı karşısındaki gülmüyor, o da çattı kaşlarını...   Gitti,  makyaj çantasını aldı geldi aynanın önüne.  Önce yüzünü temizledi, ardından bolca fondötenle kapattı yüzünde dünden kalan izleri.  Bluzunun çiçeklerinin renginde, gri bir farla boyadı göz kapaklarını.  Sık, uzun kirpiklerine bolca rimel sürdü ve O'na çok yakışan uçuk pembe  rujuyla renklendirdi dudaklarını.  Dalgalı siyah saçlarındaki tokayı çekip aldı sertçe saçlarını kopararak ve uzun uzun fırçaladı...


Dışarı çıktığında  yağmur yağmaya başlamıştı hafiften.  Yağmurlu ılık ilk yaz havası,  mevsim çiçeklerinin kokusunu taşıyordu yeni ıslanmış toprak kokusuna karışık.  Derin derin nefes aldı, içine umut dolması umuduyla...  Ve hızla geri verdi geçmişin acılarını kusar gibi...  Birkaç gündür Otoparkta duran  arabasına doğru ilerledi.  Kapıyı açtı...  Tekrar kapattı.  Yürümeye karar verdi.  Yağmur iyice hızlanmaya başlamıştı,  aldırmadı...  Yüksek topuklu ayakkabılarıyla su birikintilerine bata çıka elindeki şemsiyesini açmayı akıl etmeden - belki de açmak istemedi -  yürüyordu.  Nereye gittiğini de bilmiyordu belki. Yalnızca yürüyordu.  Yanından geçen bir taksinin,  eteğine boydan boya çamurlu su sıçratmasına  hiç aldırış etmedi.  Hemen yanıbaşından geçen iki genç kız da aynı şeye maruz kaldılar ve sürücüye bağırarak okkalı bir küfür savurdular.  Onu da duymadı Fatoş, ya da aldırmadı yine...  Hava kararmıştı.  Ne kadar yürüdüğünün farkında bile değildi.  Tenhalaşan caddede bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun altında, yağmur gibi yaşlar boşalıyordu gözlerinden, bardaktan boşalırcasına...


Kızılay'da,  bir seyahat acentesinin önünde buldu kendini.  Öylece durdu bir süre camın önünde.  İstanbul - Erzurum - Antalya - Diyarbakır - Muğla - Mersin... seferlerimiz... falan gibi birşeyler yazıyordu camda.  Sırılsıklam olmuş,  rimelleri akmış, gözlerinin çevresini ve yüzünü siyaha boyamıştı.  Yüzüne yapışmış bir tomar saçı elleriyle iki yana ayırdı gözünün önünü açmak için.  Tekrar okudu...   İçeri girdi memleketine giden ilk otobüse bir bilet aldı.
...................


 Hem O'nu büyüten,  hem de asıl ailesinin yanında  hep yabancı hissetmişti kendisini.  



Bugünü huzurla yaşayabilmesi,  gelecekle ilgili hayaller kurabilmesi için geçmişiyle barışması gerekiyordu.  Ve bunu hemen yapmalıydı.  Hemen,  şu anda...
.....................


Telefondaki ses endişeli kırgın " öldük meraktan, neredesin günlerdir..?"  diyordu.


"Sizi çok üzdüğümü biliyorum Anneciğim, ablam ve ağabeyimleyim.  Dönünce size herşeyi anlatacağım. Beni merak etmeyin, herşey yolunda..."   dedi Fatoş, telefonun öteki ucunda, sesini duymaktan mutlu, sevinç gözyaşları döken O'nu büyüten kadına.


Sevmek yetiyormuş diye düşündü telefonu kapatırken.  Tüm sorunların çözümü sevgiden geçiyormuş...  Ablasının uzattığı dürümü alırken, sıcacık gülümsedi...  




SON

17 yorum:

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Sevgi ilaç gibi, yeterki yürek sevgiyi hissedebilsin.
Çok güzel bağlamışsın sonunu, yüreğine sağlık canım.

Bu arada bende bir mimin var alırsan sevinirim.
Sevgiler...

JİVAGO dedi ki...

Caddelerde bardaktan boşalırcasına yağan yağmura, göz yaşları karışırken arınmışlığın getirdiği olgularla olayları daha net değerlendirip, "sevgi" ile önce kendisiyle, sonra çevresiyle barışıyor Fatoş. Şu "sevgi" kelimesi ne kadar yalın, basit bulabilene ve hayata geçirebilene sevgili Çınar . Birbirinden güzel dört bölüm öykünüz,emeğiniz ve paylaşımınız için teşekkür ederim. Yalnız, bu yaşanmış veya hayali öykülerinizin bizde alışkanlık yaptığını itiraf eder, devamını bekleriz dostum.

Size, Merih beye ve aileye iyi
pazarlar dilerim.

Sevgilerimle...

Dalgaları Aşmak dedi ki...

Sevgili Çınar, mimlerle aran nasıl bilmiyorum ama bir mimin var.kabul edersen sevinirim :)
Sevgiler

aslan dedi ki...

Bu güzel hikayenin sevgiyle sonuçlanması hepimizi ziyadesiyle memnun etti Çınar hanım. Ellerinize sağlık. Jivago gibi ben de diğer hikayelerinizi özlemle bekliyor olacağım.

Ailece geçmiş bayramızı kutlarız.

Dostlukla..

Zeugma dedi ki...

Dört bölümü de kesintisiz, bir seferde okudum bu kez. Aralarda meraklanmak, tahmin yürütmek mi güzeldi yoksa, bilemedim.
Bildiğim bir şey varsa harika bir anlatımla, duygusal ve çok güzel bir öykü okuduğum..

Ellerine, yüreğine sağlık diyorum...
Sevgilerimle...

ŞANSLI dedi ki...

Sevgi kazandı:)
Çok teşekkür ederim Çınar'cım.
Zevkle okudum.
Sevgiler:)

sufi dedi ki...

Çınar'ım;
Fatoş'un hikayesiyle bütünlendik bizler de ve "bir ben mi fazlaydım?" sözü işledi yüreğimize.Sonun başlangıcına, başlangıçtan sona yeniden okuyarak ve yaşayarak getirdin bizleri de.Fatoş iki ailesi olduğu için artık mutlu olmalı bence.Öyle de olur dilerim.Yazan ellerine sağlık der, kucak dolusu sevgilerimi gönderirim sana da.Tontini.

Çınar dedi ki...

Nur'cum; haklısın, her derdin ilacı sevgi yeter ki gönül hissetsin.

Mim konusunu en kısa zamanda cevaplayacağım, teşekkürler canım

Sevgiler

Çınar dedi ki...

JİVAGO; yağmurun altında sırılsıklam ıslanmak aklını başına getirmiş olabilir Fatoş'un:) ve evet 'sevgi' sihirli kelime kullanmayı bilene.

Ne güzell! siz yeter ki isteyin ben her gördüğümden bir hikaye çıkarırım. Acemice ama keyif alarak yazdığım öykülere tüm arkadaşlarımın yaptığı hoşgörülü yorumlar beni çok mutlu ediyor bilesiniz.

Çok teşekkürler

Sevgiler

Çınar dedi ki...

Dalgaları Aşmak; mimlerle aramın nasıl olduğu hiç önemli değil. Siz değerli arkadaşlarımdan geliyor olması önemli. Ve tabii ki en kısa zamanda zevkle cevaplayacağım.

Teşekkürler

Sevgiler

Çınar dedi ki...

aslan; çok teşekkürler Aslan Bey. Sizler böyle tevazu gösterdikçe, ben kendimi birşey sanıp yazar dururum aklıma ne gelirse:)

Biz de ailece, ailenizin geçmiş bayramını kutlarız.

Sevgiler

Çınar dedi ki...

Zeugma'm; beni şımartan güzel yorumun için çok teşekkürler canım.

Sevgiler

Çınar dedi ki...

ŞANSLI'm çok teşekkürler canım

Her yerde ve her zaman sevgi kazansın umuduyla...

Sevgiler

Çınar dedi ki...

sufi'm; güzel gören yüreğine teşekkürler canım. Umarım iki ailesiyle de, aradaki buzları eritip yüreğini huzura erdirmiştir Fatoş. Ama bu kadar basit midir hayatta..? Yoksa bu, bir başlangıcın sonu mudur ..? Kim bilir, belki başka bir öyküdür yaşananlar...

Sevgiler

HÜSEYİN USTA dedi ki...

Güzel hikayelerinizin devamını bekleriz.Elinize,yüreğinize sağlık
sevgili çınar.

Çınar dedi ki...

HÜSEYİN USTA; çok teşekkürler Hüseyin Bey

Sevgiler

WarhaWk dedi ki...

Sevgili Çınar Abla,

Hikayenizin aynı akıcılıkta güzel
bitmesine sevindim. Ellerinize sağlık

Saygılar , Cenk