27 Kasım 2010 Cumartesi

ÜÇ SEVGİLİ ARKADAŞIMDAN 2 MİM



1. mim:

Sevgili Blog Arkadaşım Dalgaları Aşmak mimlemiş beni. Uzun süredir bekliyordu ancak zaman bulabildim ve zevkle cevaplıyorum. Çok teşekkürler...

Mimin konusu ;"Garip alışkanlıklarımız ve yapamadıklarımız nelerdir?"

Hımm! garip derken..? Ben kendimi nasıl 'garip' olarak adlandırabilirim ki? Garip olduğunu bilsem öyle davranır mıyım ..?
Ama şu kadarının farkındayım;

Mesela:

Doğada olmak istiyorum diye can atarım. Pikniğe gideriz. Bir minicik örümcek görsem üstümde, çığlığı basarım.

Gün batımı manzarasını kaçırmamak için birçok zaman, işimi gücümü bırakıp elime kahvemi sigaramı alır, güneş kaybolana kadar balkonda oturup keyif yaparım.

Duygularımı uç noktalarda yaşarım. Mutluluğumu ya da sevincimi de, acılarımı da. Yaşadığım acılar bu nedenle çok daha fazla yıpratıcı oluyor.

Ya mutlu ve sevinçliyken verdiğim tepkiler? Onlar da yakınımdakileri yıpratıyor.

Nasıl mı?

Şöyle ki;

yıllarca önce direksiyon dersi alırken, çiçeklere bezenmiş ağaçlarla dolu bir bahçenin yanından geçerken öyle bir çığlık atmışım ki ! ” Aman Allah'ım, olamaz ! Bu ne güzellik !” diye, hocam neye uğradığını şaşırmış paniklemişti de direksiyona yapışmıştı mesela:)

Bak, yazınca farkettim. Az garip bi tip de değilmişim hani :)

Yapamadıklarım..? yapmak isteyip de, yapamadıklarım yazmakla biter mi acaba..?

Herşeyi olduğu gibi bırakıp, sırtıma çantamı aldığım gibi dünya turuna çıkmak isterim mesela ama yapamam :(

Bir de; daha flört ederken, Merih'le, evlenip gemiyle uzak diyarlara seyahat etmeyi hayal ederdik 27 yıl oldu yapamadık. Umudumuzu kaybetmedik ama. Hele bir çocukları uçuralım yuvadan, hala gücümüz kalmışsa ahdımız var yapacağız :))

Bir de; hayvanları çok sevmeme rağmen hemen hemen hiçbir hayvana dokunamıyorum. İsterdim ki ben de, bir kedinin ya da köpeğin tüylerini korkmadan okşayabileyim.

Diye devam eder gider yapamadıklarım...

2. mim:

Sevgili arkadaşlarım YAŞAMIN KIYISINDA Ve Aslan da mimlemişler beni yine zevkle cevaplıyorum... Çok teşekkürler.

Her mimde olduğu gibi bunun da kuralları var...
Kitaplığınızın karşına geçin. Gözlerinizi kapatın. Derin bir nefes alın. Elinizi kitapların üzerinde gezdirin ve birini seçin. Şimdi gözlerinizi açın. Bir kitap seçmiş durumdasınız. O kitabı satın aldığınız yada hediye gelmişte olabilir anı hatırlamaya çalışın. İlk kez okuduğunuzda neler düşünmüştünüz, hatırlayın. Şimdi sayfaları şöyle hızlıca bir dolanın ki, kitabın kokusu burnunuza gelsin. Evet, ne güzel bir koku bu! 55. sayfayı bulun. Sayfayı tekrar okuyun. Sayfadan bir paragraf seçin ve mim konusu olarak bunu blogunuza yazın. Daha sonra siz de arkadaşlarınızdan üç tanesine cevaplaması için gönderin.

Seçtiğim kitap BABA VE PİÇ

Yazarı; Elif Şafak

Kitap kuzenimin hediyesi

Bu kitaba başladığımda da yine aynı fikre kapılmıştım, her Elif Şafak kitabı okuduğumda olduğu gibi.

Bir romanını okurken sıkılıp, neden sol kulağını sağ elle gösterip, ağdalı bir dil kullanarak ve sündüre sündüre anlatıp yoruyor okuyucuyu diye düşünürken,

Başka bir romanını okurken içinde kayboluyor, anlattığı sokaklarda gezip, çizdiği karakterlerle hasbıhal ederken buluyorum kendimi. Bu kitapta olduğu gibi.

İşte 55. sayfadan bir paragraf:

Arizona Mustafa'yı kuşak be kuşak Kazancı sülalesindeki bütün erkekleri vuran kötü kaderden kurtaracaktı. Bu niyetle yollanmıştı ta buralara, bu kadar uzağa. Ama Mustafa böyle hurafelere inanmazdı. Hurafelerin kadınlara has tekinsiz bir alemin nişaneleri olduğuna inanırdı. Kadınlar zaten tuhaf mahluklardı. O kadar kadının arasında büyüdüğü halde kendini kadınlara bu kadar yabancı hissetmesini açıklayamıyordu Mustafa.

.....................

Baba ve piç İstanbul-San Francisco hattında gidip geliyor. Müslüman-Türk Kazancı ailesiyle Ermeni asıllı Çakmakçıyanların 90 yıla yayılan öyküleri iç içe.

Yazarın Ermeni soykırımına bakış açısıyla, bazı yerlerde aynı fikirde olmasam da akıcı sade bir dille yazılmış güzel bir kitap.

Arkadaşlarım arasından seçim yapıp üç kişiye paslamakta zorlanıyorum. Bu şıkkı atlasam olmaz mı :)

20 yorum:

HÜSEYİN USTA dedi ki...

Faydalı bir mim:)
Neredeyse bir birimize benziyoruz
yapamadıklarımız ve yapmak istediklerimiz ile.

aslan dedi ki...

"Mustafa erkeklerin vaktinden çok evvel ve hep ansızın ölüverdikleri bir ailenin tek evladı olarak büyümüştü. Annesi, büyükannesi, ve haklarında fantazi kurması..." diye devam eder 55.sayfa Çınar hanım. Elif Şafak sevmememe rağmen romanlarını okurum.

Blog aleminin müstesna bir yazarı olarak zatalinizi kutlar ve kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.

Dostlukla...

Mavi Balon dedi ki...

acı ve sevinçleri en uç noktalarda yaşamak ve bizi yıpratmasına izin vermek. Ben de böyleyim. Olan kendime ve yakınımdakilere oluyor ama önüne de geçemiyorum..

ayşegül dedi ki...

Canim Cinar ablacim sen cok ama cok baskasin,ama seni biz zaten taniyoruz. Lutfen kendine cok iyi bak benim asil ablacim.
Iyi insanlar cabuk yipraniyor,sen hep boyle kal!

Sevgilerrr

ŞANSLI dedi ki...

Canım bende büyük hayvanlardan hiç korkmam.Böceklerden korkuyorum.Ne olacak benim bu halim bilmem:(İnşallah eşinle hayalinizi gerçekleştirirsiniz.Çok güzel bir mimmiş.Kitap tanıtımı yapmışsın.Bu kitabı okumadım.Ama merek ediyorum.Elif Şafakın kitapları çok güzel oluyor.
Teşekkürler.
Sevgiler:)

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Elif Safak ile pek anlaşamam ama çok kitabını da okumuşumdur, bunlardan biri de "Baba ve Piç"dir.
Beni çok sıkmış ve aynı derecede de sarmıştı.
Beni kırmadığın için teşekkür ederim arkadaşım.
İyi pazarlar dilerim.

WarhaWk dedi ki...

Merhaba Çınar Abla,
Mim Cavaplarınız çok güzel sizi
yansıtmış. Ben de"aşk"kitabını okumuştum.
İyi tatiller dilerim.

Sevgiler , Saygılar
Cenk

Çınar dedi ki...

HÜSEYİN USTA; :)yapamadıklarımızı birgün yapabilmek umuduyla

Sevgiler

Çınar dedi ki...

Aslan Bey; aynen, ben de sevmem ama Elif Şafak'ın yalnızca bir kitabı kalmış okumadığım. Tıpkı Orhan Pamuk'un bütün kitaplarını okuduğum gibi. Eh! ne denir, hakkını vermek gerek. Kendilerini ne kadar eleştirsek te, iyi yazıyorlar demek ki:)

Zarif ve hiç layık olmadığım güzel iltifatınız için çok teşekkürler.

Sevgiler

Çınar dedi ki...

Mavi Balon; Yaşadıklarımızın bizdeki etkileri ve sonunda bıraktığı izler kişiden kişiye değişiyor. Keşke daha olgun ve koğukkanlı karşılamayı başarabilsek olayları. Yaşam daha kolay olurdu belki o zaman.

Sevgiler

Çınar dedi ki...

ayşegül; çok teşekkürler güzel kızım benim. Sen de çok başkasın tatlım. Ahh! o güzel yüzüne sevgi dolu yüreciğine ne kadar da yakışıyor güzel sözcükler:)

Öptüm

Çınar dedi ki...

ŞANSLI'm :)) canım benim, 'kelin ilacı olsa başına sürermiş' bir bilsem bu minnacık hayvanlardan korkmamanın yolunu sana da söylerim ama :)

İnşallah bir gün gerçekleştirebiliriz hayalimizi, teşekkürler

Sevgiler

Çınar dedi ki...

Nur'cum; Yazar hakkında fikirlerimiz aynı olmasına rağmen kitaplarını da okumuşuz aynı zamanda anlaşılan.

Seni kırmam mümkün mü canım arkadaşım, zevkle cevapladım.

Sevgiler

Çınar dedi ki...

WarhaWk; :) çok teşekkürler Cenk'cim. "Aşk" kitabını ben de okumuştum.

İyi tatiller sana da

Sevgiler

sünter dedi ki...

Baba ve pic´i bende okudum.
Biraz kanima dokundu ve Elif Safak´a sinir olmustum. Birdaha onun kitaplarini okumam zannediyordum ki ASK´i hediye alinca okuyup hayran kaldim.Elif Safak´a degildi sanirim hayranligim.

En cok gün batimini seyretmek üzere yaptigin keyfe bayildim:)

Hayallerinizi bir gün yapabilmenizi diliyorum. Artik seyehat acentalarinin düzenledigi turlar sayesinde, eskiden ucuk bir hayal olan seyehatlar bile imkansiz degil.Ama gemi olmazsa da bir avrupa turu yapabilirsiniz. Karadan. Bizde size katiliriz mesela:)
Öpüyorum canim...

birdutmasali dedi ki...

ah ne güzel anında cevaplıyorsun :))
benimkiler ! uzayıp giden tren yolları misali ..... :)))))

Dalgaları Aşmak dedi ki...

Öncelikle teşekkür ediyorum :)

Her iki mim de çok güzeldi :)
Ah o yapamadıklarımız :))
Sevgilerimle

Not:maalesef kumanda panelimde görünmüyormuş potların.Ayşegül'de görüp geldim.

Çınar dedi ki...

sünter'im; ben de kızıyorum ama bi baktım okumadığım kitabı kalmamış, bir tanesi dışında.

Turlar ucuz da, bizim turlar evlatlar etrafında olmakta son yıllarda. Onların okulları bitince düşüneceğiz ancak seyahat etmeyi ama ille de gemiyle olmalı:)))

Gün batımını seyretme keyfini Türkiye'ye geldiğinde birlikte yapmak üzere bekliyor olacağım:)

Sevgiler

Çınar dedi ki...

birdutmasali'm; eyvahh, birikince çok zor olmaz mı? Hem ya tren kaçarsa :)))

Sevgiler

Çınar dedi ki...

Dalgaları Aşmak; benim için zevkti canım, ben teşekkür ederim.

Haklısın, hayatımız boyunca onca şey gerçekleştiririz istediğimiz veya hayal ettiğimiz, önemini kaybeder de, yapamadıklarımız hep bir sızıdır içimizde.

Sevgiler