31 Ağustos 2010 Salı

Düşünürsünüz Bazen;

felek vurdu taş ile

gözüm doldu yaş ile

Bazen saatlerce konuşursunuz aklı başında sözünü sohbetini bilen, ağzından bal damlayan insanlarla, yine de, ne siz onun iç dünyasını tam olarak anlarsınız, ne de o sizi anlayabilir tam manasıyla.

“Deli” ( Bu kelimeyi toplumun bakış açısını düşünerek kullanıyorum, özür dilerim. Kimseye deli deme cüretini gösterecek kadar akıllı olmadım hiç. ) deyip geçilen, kimsenin ciddiye almadığı birine, “nasılsın?” dersiniz.

Yukardaki dizeler dökülür dilinden. Anlaşılır anlaşılmaz, yarım yamalık dili dolanarak konuşur ama

tüm hayatını özetler size iki cümlede; ne yaşadığını, geçmişini bugününü, hayata bakışını, ezikliğini umutsuzluğunu acılarını, kısaca onunla ilgili herşeyi ama herşeyi anlayıverirsiniz bir çırpıda…

Gözleriniz dolar içiniz sızlar, yutkunursunuz. Düşünürsünüz uzun uzun…

Akıllı kime denir? Neye –kime- göre akıllıdır?

Ya deli..? Neden deli denmiştir ki O’na? Neden delirmiştir..?

18 yorum:

Bugday Tanesi dedi ki...

Sevgili Çınar,
Bugün internette habertürkte Elif Şafak'ın köşe yazısını okudum.O da delilikten bahsetmiş.Bir göz atmanı isterim.Ben çok şey anladım onun o yazısından...

Çınar dedi ki...

Bugday Tane'm; hemen bakıyorum canım teşekkürler

Sevgiler

Çınar dedi ki...

Okudum Buğday'cım ve farkettim ki zaten her insan biraz delidir bilirdim:) Akıllıyım diye etrafta gezinen pek çok insanın deli diye yaftalanmış kişilerden çok da aşağı kalır yönü yok.

Bir çoğumuzun, anlatsak karşımızdakilerin tuhaf tuhaf bakıp "vah zavallı" diye iç geçirecekleri ne fobileri ne takıntıları vardır kim bilir?
Ne güzel ne doğru yazmış Elif Şafak;

(Korkardım eskiden delilikten, delirmekten. Ne zaman ki anladım aslında hepimiz, her birimiz, bir incecik akıl çizgisi üzerinde yürüyen cambazlarız, ne zaman ki anladım zaten zemin kaygan, en aklı başında olanımız aslında en kırılgan, rahatladım. O gün bugündür daha rahat bakar oldum deliliğe. Ürkütücü bir yabancı olmaktan çıktı delilik, tanıdığım ama evine pek uğramadığım zararsız bir kapı komşusuna dönüştü.)

Sevgiler canım

Zeugma dedi ki...

Ben de o incecik akıl çizgisi üzerinde dengede durmaya çalışanlardanım Çınarcığım..
Hani bazen de delirmiyor değilim..
Çünkü etrafta o kadar çok neden var ki !
En çok da menfaati için ortada dolananlar çıldırtıyor beni. Menfaatine göre gitmezsen insanlığından çıkan zavallılar.

Var yani..Çok var neden...

Öyle güzel bir konuya öyle güzel dokunmuşsun ki, öpüyorum seni..

Sevgilerimle...

Mavi Balon dedi ki...

Deli: Kendini akıllı diye nitelendiren kişilerin kendi gibi davranmayanlara taktıkları sıfattır bence. Deliler her zaman daha coşkulu yaşarlar hayatı. Acıyıda sonuna çekerler, gülmeyide son ses kahkaha ile, ağlamayıda salya sümük dağılırcasına.

Çınar dedi ki...

Zeugma'm; hepimiz öyle değil miyiz canım. Bazen nasıl da zordur kendimizi kontrol etmemiz karşılaştığımız olaylar karşısında. Haklısın öyle çok neden var ki etrafta aklımızı başımızdan alan bizi delirten. Acaba kendimizi bu kadar kontrol altında tutmak yerine bir gün içimizden geldiği gibi tepkimizi koysak mı ortaya ne dersin? varsın deli desinler. Bir kez olsun tam olarak içimizden geldiği gibi davransak. Bağırsak mesela avazımız çıktığı kadar yeterrr diye.

Teşekkürler canım ben de öpüyorum

Çınar dedi ki...

Mavi Balon'um, "Deli: Kendini akıllı diye nitelendiren kişilerin kendi gibi davranmayanlara taktıkları sıfattır " aynen de budur delinin tarifi. Kendi kendimizi mi kandırıyoruz dersin?

Evet, her duygularını en uçta yaşarlar onlar.

deli gibi sevmek

deli divane olmak

deliler gibi eğlenmek

Bundandır bu ve benzeri atasözlerinin çıkısı da herhalde.

Sevgiler

Çınar dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
NzlGl dedi ki...

Her zaman için 'deli' olmayı 'akıllı' olmaya tercih etmişimdir...
ne güzel bir konu seçmişsiniz .

sevgilerimle

Çınar dedi ki...

NzlGl'üm,Ben de bazen deliriverecek gibi oluyorum yaşananları gördükçe ülkemde ve dünyada

Teşekkürler canım

Sevgiler

JİVAGO dedi ki...

Bir deniz kıyısı şehrine yerleştim
sevgili Çınar hanım ve tekrar aranızda olmaktan mutluluk duyuyorum.

Yazı her zamanki gibi düşündürücü..


Aileye Sevgi ve selamlarımla..

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Bu yazı bana Aziz Nesin'in "Deliler boşaldı" kitabını anımsattı:))

Çınar dedi ki...

JİVAGO, ne güzel birşey yapmışsınız.

Dilerim çok mutlu olursunuz

Hep hayalini kurar ama çeşitli nedenlerden bir türlü uzaklaşamayız büyük şehirden. Umarım biz de birgün bu hayalimizi gerçekleştirebiliriz.

Sizi tekrar aramızda görmekten mutluyum. Hoşgeldiniz

Bizden de sevgi ve selamlar

Çınar dedi ki...

Nur'cum; içerdekiler daha akıllı değil mi:))

Sevgiler

Bugday Tanesi dedi ki...

Gerçekten yazdığınla ne uyumlu oldu.
Bize deliliğihatırlattığın için çok teşekkür ederim.Bence kimse azıcık deli olmaktan utanmamaı ve hatta delilik cesaret ister bence...
Benden de sana sevgiler...

Çınar dedi ki...

Bugday Tane'm; yaşlı ve kimsenin ciddiye almadığı bir beye "nasılsın" demiştim öylesine ve

felek vurdu taş ile

gözüm doldu yaş ile

diye cevap vermişti. Bana o kadar anlamlı geldi öyle çok şey anlattı ki bu iki cümle çok etkilendim çok üzüldüm bu nedenle yazmıştım bu yazıyı.

Sen söyleyince Elif Şafak'ı okudum ve aynı konuyu yazdığımızı gördüm aynı gün. Benden kopye çekmiş olmasın:))

Şaka bir tarafa, Elif Şafak'ın delilik ve akıllılık arasındaki incecik çizgiye dikkatlari çektiği yazısı çok güzeldi.

Sevgiler

EBRULİ dedi ki...

Herkesin o ince çizgide git-geller yaşadığını düşünüyorum..Çizgiyi geçip taraf belirlemek her zaman elde olmuyor ne yazıkki.Sınırın diğer yanında kalıp dönemeyenler oluyor.Kim mutlu tartışılır.Muhteşem olmuş..Kitap okur gibi okudum,keyifle..Sevgilerimle :)
Geçmiş de olsa bayramınızı kutlarım,nasılsa bana her gün bayram ;)

Çınar dedi ki...

Ayarlarla oynarken bir arkadaşımın yorumunu sildim yanlışlıkla kim olduğunu anlayamadım. Özür dilerim:)