5 Aralık 2009 Cumartesi

ANNE OLMAK 5




Abla kardeş çok mutlu olmuşlar bir arada olmaktan ama bu sefer de aralarında kardeş dayanışması kurup, karı kocaya hiç yanaşmamışlar. Yemek saatinde hazırlanan masaya oturmuyorlar, yemekten sonra mutfaktan kuru ekmek alıp odalarında karyolanın arkasına saklanıp orada yiyorlarmış. Önceleri ilgilenmiyor görünmüş Sevgi Teyze. Masada özellikle yemek tabağı hazırlayıp bırakıyormuş unutmuş gibi. Gizlice tabağı götürüp odalarında yiyorlarmış iki kardeş. Bir gece buzdolabından meyve alıp saklı saklı odalarında yerken izlemişler çocukları. Bakmışlar olacak gibi değil, bir psikolaga danışmışlar “Çocuk yuvasında yemek saatinde masaya konanı yedikleri için buzdolabı ve mutfak onlara yabancı geliyor evin her bölümünün onlara ait olduğunu hissettirin çocuklara.” demiş psikolog. Birgün çocukları almış karşısına Sevgi Teyze,“ bakın” demiş.“Burası sizin eviniz. Bu buzdolabındaki herşey de sizin. İstediğiniz zaman istediğiniz kadar alıp yiyebilirsiniz.”Epey zaman sonra onlarla yemek yemeğe başlamışlar. Çok uğraşmışlar kendilerini sevdirmek aileden olduklarını hissetmelerini sağlamak için çocukların…

“Ablası öyle böyle okulda derslerini başarıyordu ama Selma çok başarısızdı. Öğrenme güçlüğü var dedi doktor” diye anlatmaya devam etti Sevgi Teyze. “Sabahlara kadar başında oturdum. Defalarca tekrar ettirdim derslerini. O ödevini yapıp bitirmeden ne ben uyudum ne onu uyuttum. Kızdı bana yakınlarım "Bu çocuk okuyamaz. Bu yaştan sonra ne kendine ne de ona eziyet edip durma." diye. Başka çaresi yoktu okuyacaktı. Ondan doktor mühendis olmasını beklemiyorum ama bir meslek edinecek kadar okumalı. Bir mesleği olmazsa ne yapacak bizden sonra?”

Çocuklar daha ilkokuldayken İsmail Amca kalp krizi geçirip ölünce kızları da alıp, memleketine dönmüş Sevgi Teyze. Büyük kız liseyi bitirdikten sonra İsmail Amcanın yeğeniyle birbirlerini sevmiş evlenmişler. Onlardan da bir torunu varmış.

Selma geçen sene üniversite sınavında tekstille ilgili bir bölüm kazanmış.” Kaydını yaptırmaya gittiğimizde, o işlemlerini yaparken ben bahçade hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. Allah’ım sana şükürler olsun. Okumaz, uğraşma dedikleri kızım şimdi üniversite öğrencisi oldu diye…” Anlatırken başarmış olmanın kıvancı okunuyordu yüzünden Sevgi Teyzenin…

Selma’nın bir erkek arkadaşı varmış. O'na da el atmış Sevgi Teyze derhal. Bakmış fısır fısır telefon konuşmaları yapıyor kız odaya kapanıp saatlerce, bir pundunu yakalayıp ele geçirmiş telefonu ve aramış çocuğu .“Söyle bakalım” demiş “Nedir senin maksadın? Ben anlamam öyle flört milort, ciddi misin değil misin?” “Vallahi ciddiyim teyzeciğim. Kızınızı seviyorum. Okulumu bitirdim. İşim de var. Selma’nın okulunu bitirmesini bekliyorum. Gelip isteyeceğim kızınızı sizden.” demiş delikanlı titrek bir sesle.“Gel bekliyorum, seni tanımam lazım kızımla konuşmanıza izin vermek için.” demiş. Ertesi gün Selma kapıyı açtığında karşısında elinde bir buket çiçekle erkek arkadaşını görünce neye uğradığını ne yapacağını şaşırmış. Sevgi Teyze almış delikanlıyı karşısına, başlamış sorgulamaya. Sonunda güvenilir biri olduğuna karar verdikten sonra “Söyle ailene gelsinler, tanışalım” demiş… Yakında nişanı var Selma’nın…

Anne olmak nedir..? Ya baba olmak..? Bir evlat yetiştirmek, onun iyiliği için her türlü fedakarlığa hazır olmak. Ona güzel bir gelecek hazırlamak. Ve ille de sevmek, karşılıksız sevmek… Bunun en güzel örneğidir yüreği sevgi dolu Sevgi Teyzem ve İsmail Amcam…


nurten y tartaç

SON

16 yorum:

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Her bölümünü çok duygulanarak okudum ve bu son bölümde tutamadım artık gözyaşlarımı.
İnsan! insan olmak işte bu, sevgi yüklü,duygu yüklü, yüce gönül.
Çınarcım dünya sanırım bu iki insan gibi olanların üzerinde duruyor. Hayran kaldım lütfen görürsen yada konuşursan sevgilerimi, saygılarımı iletirmisin. Şimdi şuralarda olsa sıkıca sarılasım geldi.
seninde ellerine sağlık canım.
Sevgiyle...

Çınar dedi ki...

Nur'um; gerçekten de onlar ve onlar gibi insanlar üzerinde duruyor sanırım dünya.

Daha çok uzadı diye yazamadım bazı şeyleri. Evlat edindiği kızkardeşlerin, bir de yurda verilmeyen bir akrabaları taraafından büyütülüp evlendirilen ablaları varmış.Onu bulmuş, kardeşleriyle tanıştırmış ve yıllardır o da Sevgi Teyzelere gelip gider hatta günlerce kendi evlatları gibi onlarda kalırlarmış.Onun çocuklarından da torunlarım diye bahsediyor.

Kızların babalarını da bulmuş, adam köprü altlarında yaşayan bir ayyaşmış. Kızların görüşmesini istemiş ama onlar reddetmişler babayla görüşmeyi.

Gittiğimde görüşürüm mutlaka ve sevgilerini ileteceğim...

Sevgiler canım benim

mr_lonely dedi ki...

Vallahi süper hikaye. Ne diyeyim. Bu aralar cümle kuramıyorum.
Hikaye kurgu değil gerçekmiş. O zaman dua edelim bizde. Allah cennetini böyle insanların mekanı haline getirsin inşallah.

Çınar dedi ki...

mr_lonely: amin oğlum, amninn:)

Sevgiler

sufi dedi ki...

Sevgili Çınarcım;
Sevgi teğzen ve İsmail amcanın hayata kazandırdığı bu 3 genç uğruna verdikleri emekler ve hizmetlerin karşılığında allah mekanlarını şu hayatta cennet etsin.Bu tür gerçek hikayeler; insanın taaa yüreğinin en hassas yerine dokunuyor, sevginin ince naif parmaklarıyla.Sağlık ve mutlulukla yaşayın herbiriniz inşaallah sevgilerimle.

aslan dedi ki...

Çınar hanım,hani bazı ana babalar vardır;tanırsın,bilirsin,
sevgilerinin gücünü hissedersin de konuşamazsın,duygularını
gösteremezsin; hani bazı hikayeler
vardır;her insanın kendini bulduğu,
hayatından kesitler taşıdığı, gözünde canlanır da hani yorum
yapamazsın..işte bu yaşamakta olan
öyküde onlardan...

Elinize,yüreğinize sağlık!
Dostlukla...

Zeugma dedi ki...

Sevgili Çınarcığım,
Hikayenin son satırlarındaki görüşlerine aynen katılıyorum.Çok güzel bitimlemişsin gerçekten.
Bu insanlar bakıp büyüttükleri, kendi canlarından kabul ettikleri bu üç çocuk için birçok gerçek anne babanın yaptığından daha fedakarca davranmışlar.Biraz zorluca olmuş ama emeklerinin karşılığını son derece güzel almışlar.
O kadar güzel yazdın ve anlattın ki yazan ellerin dert görmesin. Çok çok güzeldi.
Öpüyorum seni canım..
Sevgilerimle..

Çınar dedi ki...

sufi'cim; ne güzel dileklerde bulunmuşsun diline gönlüne sağlık canım teşekkürler.

Sevgiler bizden size...

Çınar dedi ki...

aslan bey; çok güzel yorumlamışsınız ben anladım sizi. Teşekkürler

Sevgiler

Çınar dedi ki...

Zeugma'm;güzel, beni yine şımartan yorumun için çok teşekkürler canım benim.

Sevgiler,öpüyorum ben de...

Zeugma dedi ki...

Az bile yazıyorum.
Ve senin asla şımarmayacağını biliyorum sevgili Çınarcığım..

İyi geceler diliyorum.
Sevgilerimle..

Çınar dedi ki...

Zeugma'cım; çok tatlısın tekrar teşekkürler

İyi geceler canım

ayşegül dedi ki...

Sen bi tanesin Çınar ablacığım.
Off yaa seni çok ama çook seviyorum
veee iyi hafta sonları diliyorum.
Sevgilerrr :))

Çınar dedi ki...

ayşegül'cüm, Ben de seni çok seviyorum canım kızım:) Sana da iyi hafta sonları.

Sevgiler,öpüyorum seni

Ali İkizkaya dedi ki...

Sevgili Çınar !
Sevgi Hanım mutludur ve İsmail Bey de bunu mutlaka biliyordur. Bu nasıl bir gönlü bolluk ki Sevgi Hanımlar kimleri basmışlar bağırlarına. Kah gözlerim doldu kah gözyaşlarımı sevincim kuruttu. Vallahi sanki karşımızda bir Kemalettin Tuğcu mu çıkıyor nedir. Yalnız sen de nasıl bu tarz bitmez hayata dair hikayeler var. İyi ki varsın ve bizlere anlatarak oturup düşünmemizi sağlıyorsun.
Ellerine ve yüreğine sağlık.

Çınar dedi ki...

Ali Bey; Hangimizin hayat hikayesi roman değildir ki?

Bunlar alıştırma kendi ailemin romanını yazacağım bi 600 sayfa kadar olur:)) Kemalettin Tuğcu modunda

Sevgiler