2 Aralık 2009 Çarşamba

ANNE OLMAK 3




Oğullarına evlatlık olduğunu nasıl söyleyeceklerdi..? Sabahlara kadar gözlerine uyku girmiyordu karı kocanın. Konuştular, ağlaştılar geceler boyu. Bir evlatlık mıydı Sarp? Hayır, o canlarının içi yavrularıydı. Hasta olduğunda başucunda bekledikleri, burnu kanasa, onların yüreğinin kanadığı yavruları. Şimdi “Sen bizim oğlumuz değilsin.” diyeceklerdi. Ya giderse, ya ailesine, kardeşlerine dönerse, unutursa Onları..? Artık bunun bir önemi yoktu. Önemli olan Yavrularının doğru yolu bulmasıydı onlar için. “Varsın bize kızsın, isterse tamamen unutsun, yeter ki ona bir şey olmasın. Canı sağ olsun” dediler ve karar verdiler gerçeği söylemeye.

Sarp’ı hastaneden çıkarıp eve geldiklerinde,“Seninle konuşmamız gerekiyor oğlum.” dedi babası. Anne babasına çektirdiği sıkıntı ve üzüntünün farkında başı önde oturdu karşılarına Sarp. “Oğlum…” dedi yutkunarak, boğazını temizleyerek. Getiremedi sözünün arkasanı. Yaşlar boşaldı koca adamın gözlerinden. “Sen…” dedi neden sonra “Sen bizim öz oğlumuz değilsin. Bunu konuşmanın, sana gerçeği söylemenin vakti geldi. Çocuk yuvasından aldık seni küçücük bir bebekken. Ama..” “ Biliyordum...” dedi delikanlı. “Biliyordum... Ne zaman söyleyeceksiniz diye bekliyordum…” Beyninin taa derinlerine gerçek mi, rüya mı olduğu ayrımına varamadığı iki kelime çakılı kalmıştı çocukluğundan. Gene de rüyasında görmüş olacağı düşüncesi ağır basıyordu. Ya da öyle ummuştu belki. Bir çocukla kavga etmiş, çocuk ona “ Sen evlatlıksın.” demişti. Bir rüya değildi demek. “Biliyordum.” dedi tekrar. Yerinden kalktı, gözyaşlarını kolunun tersiyle sildi ve kapıyı çarpıp gitti Sarp.

On gün hiç haber alamadılar evlatlarından. Aramadıkları yer, sormadık arkadaşını bırakmadılar. Yoktu hiçbir yerde. Perişandı karı koca. Öğrendiği gerçeği kaldıramayıp, başına daha kötü şeyler getirmesinden, daha yanlış işler yapmasından endişeleniyorlardı oğullarının.

Birgün elinde Annesinin en sevdiği çiçeklerden koca bir demetle çıktı geldi Sarp. Anne ve babasının ellerini öptü, af diledi binlerce “Çok üzdüm sizi biliyorum. Beynimi bir kurt kemiriyordu yıllardır ya rüya değilse, ya ben gerçekten evlatlıksam diye. Oysa şimdi bunu öğrenmek beni kendime getirdi. Rahatladım sanki. Benim size yaptıklarıma öz anne baba katlanamazdı. Beni hiç incitmediniz. Hakkınızı nasıl ödeyeceğim bilemiyorum ama söz veriyorum bir daha sizi üzmeyeceğim.” dedi Sarp. Ağlaştılar, öpüp kokladılar birbirlerini. Nasıl olurdu ki öz anne baba olmak..? Daha fazla nasıl sevilebilirdi bir evlat?

“Sen” dedi Babası “ Bizim canımızsın. Sevgilerin en yücesiyle sarıp sarmaladık biz seni. Tek istediğimiz kendine zarar vermemen. İnsanca yaşaman. Ne mutlu bize ki, yanlışını anladın… Ama yaşlandık, bize bir şey olursa hayatta yalnız kalmanı istemiyoruz. Dört kardeşin daha var onlarla tanışmalısın” dediler. “Hayır istemiyorum, benim tek ailem sizssiniz” dese de delikanlı, Sevgi Teyze’yle İsmail Amca, Sarp’ın ailesini bulmak için Ankara’ya gittiler… 

 Sarp’ı kardeşlerini görmeye ikna edememişlerdi ama kardeşler toplanıp onu görmek için İzmir’e gittiler.

Sevgi nelere kadir değildir ki..? Sonunda Sarp’ı da yumuşattı, içten ve samimiyetle kucaklanmak.


nurten y tartaç

Devamı Var…

19 yorum:

sufi dedi ki...

Çınarcım;
Hikayenin devamını sabırla bekliyoruz sevgilerimle.

ayşegül dedi ki...

Canım Çınar ablacığım;çok ama çok
akıcı ve edebi yazıosun.Bunun gerçk
bi hikaye olmadığına inanmak çook
isterdim.Sonu iiye gidio..Sevgilerr

papagan dedi ki...

Çınar hanım tasarımlarımı beğendiğiniz için çok teşekkür ederim. Yazdığınız hikayelere bayıldım , kaleminiz çok güçlü. Çok başarılısınız.

Zeugma dedi ki...

Sarp doğru yolu buldu Allahtan..
Belki de arkadaşlarının çocukluğunda evlatlık olduğunu söylemeleri onu bu tür olumsuz hareketlere itmiştir.
Benliğini bulmak için çabalarken..
''Gerçek mi değil mi?'' diye düşünürken düşmüştür o çılgın hayatın içine..
Hız tutkusu da bu yüzden gelişmiş olabilir..
Çok güzel ve akıcı yazıyorsun yine Çınarcığım..
Ve yine yumuşacık satırlarla..

Devamını ben de merakla bekliyorum..
Sevgilerimle...

Çınar dedi ki...

@ sufi ; teşekkürler canım

Sevgiler


@ ayşegül; beğenmene çok sevindim canım benim, Sevgiler


@ papagan; hoşgeldin, ben de hikayelerimi beğendiğin için mutlu oldum. çok teşekkürler

Sevgiler

@ içindeki şüphe sürekli isyana itmiş Sarp'ı. Neyse ki Ona sunulan karşılıksız sevgi doğru yolu bulmasında yardımcı oldu.

Çok zarifsin canım, teşekkürler

Sevgiler

aslan dedi ki...

Sarp'ın ve ailenin gerçek hikayesi,
gittikçe daha ilginç olaylara gebe gibi gözüküyor.Kaleminize sağlık,
devamını bekliyoruz.

Dostlukla...

Çınar dedi ki...

Aslan Bey; çok teşekkürler

Sevgiler

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Sonun iyi olacağı hissi var içimde
Dilerim Sarp kardeşlerinle ve kendisini çok sevem ailesinle tüm içindeki fırtınayı dindirir.
Sevgiler...

MELİS dedi ki...

Bayramınızı kutlarım.Geç kaldığım için kusura bakmayın.
Sarp'ın hayat hikayesi ile hayattan
verdiğiniz buruk ders de çok
etkileyici:)

Sevgiler

Çınar dedi ki...

Nur'cum; :) dilerim canım...

Sevgiler

Çınar dedi ki...

MELİS; ne demek kusura bakmak,çok teşekkür ederim canım benim. Senin de geçmiş bayramın kutlu olsun.

Sevgiler öptüm

nalan dedi ki...

devamını merakla bekliyorum çnarcığım

Çınar dedi ki...

nalan;teşekkürler canım

Sevgiler

birdutmasali dedi ki...

HAYATIN İNSANA KATTIĞINI HİÇ BİR ŞEY KATMIYOR.
EVLAT SONSUZ DERİNLİĞİ OLAN BİR DENİZ.
VE EVLADA YAPILAN CÖMERTLİK, NE SONSUZ !
Merakla takip ediyorum sevgili Çınar'ım.

Çınar dedi ki...

birdutmasali; en karşılıksız en içten sevgidir evlat sevgisi herşeylerine katlanmamız da bundan değil midir? Bunun için doğurmak gerekmediğini de Sevgi Teyzemlerde gördüm ben. Büyüme çağında çok zorladı Sarp onların sabrını, sonunda sevgi galip geldi...

Sevgiler canım

Balkahve dedi ki...

Bu bügün okuduğum ikinci harika öykü.Bu ve benzeri olayları yaşayan nice sarp'lar var..
Ne ince ayardır o söylesen olmaz söylemesen olmaz.
Sonunu merak ettim doğrusu.
Kaleminize sağlık

Çınar dedi ki...

Balkahve; çok teşekkürler.
Hemen yazıyorum:)

Sevgiler

Ali İkizkaya dedi ki...

Sevgili Çınar !

Her iki tarafında doğru ve güzel adına çırpınışları kendi içinde bulundukları ruh hali itibariyle. Son derece temiz anlatmışsın. Sarp ın gidişi ve geri dönüşünü.
Sevgiyle.

Çınar dedi ki...

Ali Bey; beğenmen beni mutlu eder. Çok teşekkürler

Sevgiler